( 2004 S. K. m. 166, 194, 253-255) ( 6762 s. TTK m. 1301) (Ticaret Sicili Nizamnamesi m. 51)
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2003 tarih ve 2002/653 - 2003/1202 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. G. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Bil. tekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacının, TTK nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 984.000.000.-TL.nin davalılardan faizi ile tahsiline dair verilen karar, davalı M. G. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı M. G. 'nin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme kararının TMSF'na gönderildiği ancak, muhatabın Kadıköy İflas Müdürlüğü'nün 2003/4 sayılı kararı ile iflas ettiğinden bahisle tebligatın iade edildiği, bunun üzerine kararı Kadıköy İflas Müdürlüğü'ne tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bilumum hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi alan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle İİK'nun 194.maddesine göre hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Bu durumda mahkemece bir ara kararı ile davanın ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bunun yanında, İİK'nun 166.maddesi hükmü uyarınca, iflas kararı, iflas dairesine bildirilir. İflas dairesi tarafından da işbu iflas kararı, Ticaret Sicili Memurluğu'na bildirilecektir. Bu bildirim yapılırken geriye mal kalıp kalmadığı da sicile bildirilecektir. Eğer geriye mal kalmış ise, Ticaret Sicil Memurluğu iflas kaydını siler, ancak, şirketin tüzel kişiliği devam eder. Eğer geriye mal kalmamış ise, Ticaret Sicil Memurluğu şirketin sicil kaydını siler, (TSN. 51. maddesi) ancak sonradan mal ortaya çıkarsa, iflas dairesi tasfiye devam ediyormuş gibi işlem yapar. (İİK 255.m. )
Bu itibarla, mahkemece, İİK'nun 254.maddesi hükmü uyarınca nihai raporla ve buna dayalı olarak verilen İflasın kapatılması kararı ile İflas İdaresinin görevi sona ereceğinden masayı temsilen İİK'nun 253, 254, 255 nci maddeleri ve Ticaret Sicili Nizamnamesi'nin 51 nci maddesi hükümleri birlikte değerlendirilmek suretiyle kararın da yasal hasıma tebliğinin yapılması gerekirken, Kadıköy İflas Müdürlüğü'ne kararın tebliği doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle M.. G.'nin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 39.836.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy