(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 35) (2004 S. K. m. 194) (Tebligat. Tüz. m. 55)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.07.2002 tarih ve 2001/856-2002/841 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Mehmet Cansever tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan M. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yasal temyiz süresi içerisinde verilmeyen ek temyiz dilekçesindeki hususların Yargıtay denetimi esnasında dikkate alınmasının hukuken mümkün olmamasına göre, davalılardan Mehmet Cansever'in aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Dava dilekçesi, davalılardan Mehmet Cansever'in adresinden tebliğ edilmeksizin iade edilmesi üzerine icra takip dosyasında tebliğ yapılan adrese, 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 35 nci maddesine göre tebliğ yapılması kararlaştırılmış, ancak anılan maddeye göre yapılan tebligat takip dosyasında tebliğ yapılan Muğla Posta Telgraf Müdürlüğü adresine değil de, Dalaman Posta İşletme Merkezine yapılmış olup, bu şekliyle dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Zira, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/son ve Tüzüğün 55 nci maddesi uyarınca, adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği veya yeni adres tebliğ memurunca tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına ve diğer nüshası da tebliği yaptıran kazai merciin divanhanesine talik edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davalılardan M.'e yapılan tebligat, anılan Yasa'nın 35 nci maddesine aykırıdır. Bu usulsüzlük, mümeyyiz davalının savunma hakkını etkiler nitelikte bulunduğundan, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, dava 10.08.2001 tarihinde açılmış olup, Dairemize intikal eden dosyalardan anlaşıldığı üzere yargılama sırasında 07.02.2003 tarihli mahkeme kararı ile davalı sigorta şirketinin iflasına karar verilmiştir.
İflasın açılması, iflas masasına giren mal ve haklarla ilgili bölümün hukuk davalarını acele olanlar istisna olmak üzere, ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurur. Bu hükmün amacı, iflasın açılması ile, tasarruf yetkisi kısıtlanıp yerini iflas idaresi olan müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu davaları devam ettirmekte fayda olup olmadığını tespit bakımından iflas idaresine imkan sağlamaktadır. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının teşekkül etmesi ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İşte bu nedenle İİK.nun 194 ncü maddesine göre, hukuk davalarının iflasın açılması ile belli bir süre için durması kabul edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bir ara kararı ile davanın ikinci olacaklılar toplantısından on gün sonra bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi, o tarihten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, anılan davalı sigorta şirketi yönünden işin esasına yönelik karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Mehmet Cansever'in diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy