(6762 S. K. m. 1067) (1086 S. K. m. 97)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.05.2003 tarih ve 1998/1420-2003/569 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2004 günde davacı avukatı Ahmet B. ile davalılardan B. Universal Agencies avukatı M.Cengiz S. ile diğer davalılar avukatı İlknur P. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin 12 adet excavatörün malik, gönderen ve alıcısı olduğunu, davalı I. Maritime Carriers ile yapılan taşıma sözleşmesi ile davalı Industrial Bridge gemisi ile İstanbul limanına taşınması konusunda anlaşma yapıldığını, varış limanında tahliye edilen yükün davalı gemi donatanı ve onlar namına hareket eden acente olan diğer davalı B. Universal Agencies (B. Universal Den.Tic.Ltd.Şti.)nin emtiayı konşimentoların hamili durumunda olan D. yerine, konşimento asıllarını görmeden, kanuna aykırı olarak hak sahibi olmayan 3 ncü şahıslara teslim ettiğini ve onlar adına ordino düzenleyerek malın mülkiyetinin değişmesine neden olduğunu, davalıların ağır kusuru nedeniyle malı teslim alamayan müvekkillerinin zarara uğradığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, icra-inkar tazminatının tahsiline, Industrial Bridge gemisi üzerine 1.197.583 USD asıl alacak bakımından (faize ilişkin talep hakkı ayrı kalmak koşulu ile) davacılar lehine kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B. Universal Denizcilik ve Taşımacılık Tic. A.Ş. vekili, davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü sürede açılmadığını, manifesto ve yükleyicinin Türkiye acentesi olan M. firmasının faks talimatına istinaden ordinonun B... G. firmasına tanzim ederek verildiğini, malı gerçek alıcıya teslim eden müvekkillerinin kusursuz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı D. Corporation'un aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, diğer davacının ise bulunmadığı, davalı Industrial Bridge gemisi donatanı taşıyanın dava dışı C. ile akdettiği navlun sözleşmesi gereğince davacı D. Corporation'a teslim etmekle yükümlü olduğu emtianın acentesi B. Universal Denizcilik'in kusuru ile usulsüz olarak 3 ncü şahsa teslim etmesi sonucu adı geçen davacının uğradığı zarardan sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, TTK. nun 1067 nci maddesi uyarınca icra takibinin 1 yıllık hak düşürücü sürede başlatıldığı ve davanın da süresinde açıldığı gerekçesiyle, davacı D. Corporation tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 963.000 USD. nın takip tarihinden itibaren %9, 3 faiziyle 2 ve 3 nolu davalılar yönünden itirazların iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla talebin reddine, diğer davacının açtığı davanın reddine, davacı D. Corporation için taşımada kullanılan 2 nolu davalının gemisi üzerinde rehin hakkı tanınmasına, 1 nolu davalı B. Universal Agencies hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacılar vekili, Industrial Bridge isimli gemi ile taşınan emtianın gerçek alıcısına teslim edilmediğini iddia ederek, davalı taşıyıcı ve acenteden tazminat istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süresi içinde açılmadığını savunmuşlardır. TTK. nun 1067 nci maddesinde yazılı, Malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icabeden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyan aleyhine malların ziya ve hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer. Hükümde düzenlenen süre, zamanaşımı değil, hak düşürücü niteliktedir. Emtianın teslim edilmemesi halinde bu süre, emtianın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Malın teslim edilmesi mümkün olan tarihin ise, ilgili gümrük idaresinden sorularak belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadan, 15.11.2002 tarihli bilirkişi raporunda yazılı varsayıma dayalı olarak, bu sürenin hesaplanması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacılar yabancı şirket olup, HUMK. nun 97 nci maddesi gereğince teminat yatırması gerektiği yönündeki davalı taraf itirazları New York Sözleşmesi gereği mahkemece reddedilmiş ise de, 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası İçin Sözleşme olup, yabancıların Türkiye'de açacakları davalarda teminat yatırmamaları ile ilgili bir hüküm ihtiva etmemektedir. Bu nedenle davalı tarafın bu konudaki itirazlarının bu gerekçeyle reddedilmesi de doğru değildir.
2- Ayrıca, mahkemece alınan 30.11.2001 tarihli ilk bilirkişi raporu yeterli görülmemiş ve ikinci kez bilirkişi kurulundan rapor alınmak istenmiş, ancak alınan rapor, her bir bilirkişi tarafından ayrı ayrı düzenlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davalılar vekilince, ayrı görüşte olan diğer raporlara karşı ise davacılar vekilince itiraz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşımaya ilişkin konşimento asıllarının tümünü sunmaları için taraflara süre verilerek, davanın süresinde açılıp açılmadığı, taşıma sözleşmesinin tarafları, acente olan davalı B. Universal Den.Tic. A.Ş.nin emtianın tesliminde konşimentoya uygun ordino düzenleyip düzenlemediği, teslimde kusur olup olmadığı ve varsa kusurun kimde olduğu, tarafların aktif ve pasif husumete yönelik iddia ve savunmaları konusunda, bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazları cevaplayacak şekilde uzman heyetten bilirkişi raporu alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin her bir taraftan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy