(818 S. K. m. 53) (1086 S. K. m. 354, 356)
Dava:Taraflar arasında görülen davada Didim Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2002 tarih ve 2001/133-2002/355 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı ile yapılan kira sözleşmesi neticesinde otelin restaurant, bar ve havuzunun işletmesinin müvekkiline bırakıldığını, 20.000. İngiliz Sterlininin banka ile gönderildiğini, 10.000. Sterlinin de elden verildiğini, 12.000. Sterlin masraf yapıldığını, davalının buna rağmen güç kullanarak müvekkilini işletmeden çıkararak kendisi işletmek suretiyle haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, şimdilik 35.000. Sterlinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında otel sahibi T.'yi de davaya dahil etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, davacının banka havalesi ile davalıya 20.000. Sterlin gönderdiği, davalının davacıyı kuvvet kullanarak işletmeden çıkardığı, davacının taşınmazı kullanamama nedeniyle verdiğini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 20.000. Sterlinin davalıdan tahsiline, dahili davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava, restaurant işletme sözleşmesinden doğan alacak isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ile yapılan sözleşme uyarınca restaurant işletmesinin müvekkiline bırakıldığını, kira parasının verilmesine ve bir takım harcamalar yapılmasına rağmen davalının müvekkilini işletmeden zorla çıkardığını ileri sürerek, yaptığı harcamaların tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davalı hakkında devam eden ceza dosyasındaki belirlemelere göre davacının işletmeden zorla çıkarıldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
BK.53. madde hükmü uyarınca, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuk mahkemesini bağlar. Görülüyor ki, somut olayda hukuk mahkemesinde görülmekte olan bu dava ile ceza yargılaması yapılan dava arasında bağlantı olduğu gibi, bu dosya arasında davacının zorla çıkarıldığı iddiasını destekleyecek bir delil de bulunmamaktadır. Her ne kadar, bu gibi durumlarda bir zorunluluk yoksa da, ceza davasının bekletici mesele yapılması uygun düşer. Zira, orada verilecek bir mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlayabilecektir. O halde, mahkemece ceza davasının neticesinin beklenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Usul yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiştir. Sorumlu olanlardan biri hakkında dava açıldıktan sonra diğer bir sorumlu dahili dava edilerek hakkında hüküm tesis edilemez. O halde aleyhinde açılmış ve harcı verilmiş bir dava bulunmadığından T. yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmüş ise de, mahkemenin kabul şekline göre davacının reddedilen davasına yönelik olarak da, dava dilekçesinde "her türlü kanuni" delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşılan davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy