(6762 S. K. m. 1301)
Dava:Taraflar arasında görülen davada Fethiye Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.05.2003 tarih ve 2002/389-2003/456 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rucuen tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda dava, hasara neden olduğu iddia edilen 48 F 7788 plakalı aracın malik ve sürücüsü sıfatıyla B. hasım gösterilerek açılmıştır. Dosya kapsamından anılan şahsın, O. oğlu 1960 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi, kazayla ilgili belgelerde gösterilen ve dava dilekçesinde de yer alan adrese tebliğe çıkarılmış, böyle bir adres olmadığından bahisle tebligat belgesi iade edilmiştir. Mahkemece yaptırılan araştırma sonucu tespit edilen adrese dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış, davaya cevap vermeyen davalı yokluğunda karar verilmiştir. Gerekçeli karar da aynı adresteki davalıya tebliğ edilmiştir. Ancak, davalı temyiz dilekçesinde hasarla ve zarara neden olan araçla ilgisinin olmadığını, kazayla ilgili evraklar ve trafik tescil belgesinde açıklandığı üzere davalının O. oğlu 1960 doğumlu B. olduğunu, isim benzerliği bulunduğunu, kendisinin A. oğlu 1955 doğumlu B. olduğunu açıklayarak, kimlik belgesinin fotokopisini sunmuştur. Her ne kadar anılan hususlar yargılama sırasında ileri sürülmemiş ise de, sıfata yönelik olduklarından temyiz aşamasında dikkate alınmalıdır. O halde, mahkemece, zarara neden olan kişinin kim olduğunun tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy