(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2003/49-2003/623 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Abidinpaşa Şubesi nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, hesaptaki paranın 4.5.2001 tarihi itibariyle (17,041.282.843) TL.na ulaştığını, bir süre sonra para çekmek istediğinde davalı şube çalışanı Murat Çıtak tarafından usulsüz işlemler yapıldığının belirlendiğini ve müvekkiline önce (7.000.000.000) TL. ve sonra da 4.10.2002 tarihli ibraname karşılında (4.433.348.915) TL. ödendiğini, oysa bu tarih itibariyle müvekkiline (26.553.331.533) TL. daha ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik (501.000.000) TL.nın 4.10.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ibranamenin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı, banka kayıtlarına göre davacının (26.553.331.533) TL. alacaklı olduğu, davacının davasını ıslah ettiği ve yargılama sırasında davalı tarafından (11.000.000.000) TL. ödemede bulunulduğu, davalı itirazlarının belgeye dayanmadığı gerekçeyle davanın kabulüne, (501.000.000) TL.nın 17.01.2003 dava tarihinden, (15.052.331.533) TL.nın 8.7.2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından sunulan asıl dava dilekçesinde (501.000.000) TL. için 4.10.2002 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporundan da, davalı banka kayıtlarına göre davacının 4.10.2002 tarihi itibariyle (26.553.331.533) TL. alacaklı olduğu belirtilmiştir. Bu meblağın içinde (501.000.000) TL.da vardır. Bu durum karşısında mahkemece asıl dava dilekçesiyle talep edilen (501.000.000) TL. yönünden 4.10.2002 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının ikinci bendinin birinci satırındaki 17.01.2003 dava ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibareler yerine 04.10.2002 ibaresinin eklenmesine, kararın HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 4743 sayılı yasanın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Ziraat Bankası Yargı harçlarından muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy