(6100 S. K. m. 370)
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.10.2003 tarih ve 1999/160-2003/315 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.02.2005 günde davacı avukatı M. Y. ile davalı avukatı N. D. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmaz ile içindeki demirbaş ve emtianın davalı şirkete sigortalı olduğunu, 19.11.1998 günü çıkan yangın sonrası oluşan hasarın davalı tarafından eksik tazmin edildiğini, ibraname imzalanamaması halinde sigorta bedelinin ödenmeyeceği yönündeki beyan karşısında müvekkilinin 18.02.1999 tarihli ihtarnameyi keşide etmesinden sonra ertesi gün kısmi ödemeyi kabul ettiğini ileri sürerek, bakiye zarar olan 34.777.239.586 TL'nin 08.01.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini, ayrıca geç ödenen 10.235.202.000 TL'nin temerrüt faizi olan 942.199.416. TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 18.02.1999 tarihinde keşide ettiği ihtarnamenin ise 19.02.1999 tarihinde imzalandığını, ibranamenin imzalanmasından sonra tebliğ edilen ihtarnamedeki ihtirazi kaydın geçerli olmadığını, 19.02.1999 tarihli ibraname gereği davacının dava hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,18.02.1999 tarihli ihtarnamede ihtirazi kayıt ileri sürülmüş ise de, davacının bu ihtarnameyi 18.02.1999 tarihinde keşide ettikten bir gün sonra 19.02.1999 tarihinde ibranameyi imzaladığı, ihtarname alıcısına ulaşmadan ibranameyi ihtirazi kayıt ileri sürmeden ve ihtirazi kayıtla ilgili ihtarname çektiğini de belirtmeden ibraname imzalaması davacının iyi niyetli olmadığını gösterdiği, bu nedenle çekilen ihtarnamenin imzalanan ibranameyi hükümsüz hale getirmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından 23.11.1998 tarihinde yaptırılan tespit sonrası düzenlenen bilirkişi raporundaki hasar miktarının, sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda yazılı hasar miktarını teyit eder nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)