(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.10.2003 tarih ve 2003/272-2003/539 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin ürünleri arasında yer alan saç jölesinin ambalaj tasarımını tescil ettirdiğini, davalının müvekkili şirket adına tescil edilmiş bulunan ürün ambalaj malzemesini taklit ederek satışa sunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin tasarımdan doğan haklarına tecavüzün devamının önlenmesini, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce, dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine ( görev yönünden ) gönderilmesine 10.04.2001 günü karar verilmiş, bu mahkemece, dosyanın, HUMK.nun 193 ncü maddesi uygulanmak üzere iadesine karar verilmiş, bu karar 13.09.2002 tarihinde kesinleşmiş, dosya Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, gönderen mahkemece, 10.04.2001 günü verilen karar 27.11.2002 tarihinde kesinleştirilerek, dosya tekrar re'sen İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, kararı temyiz edilen mahkemece HUMK.un 193/son maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Davanın açıldığı Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nin 10.04.2001 tarihli nihai kararı ile dava dosyasının ( kararı temyiz edilen ) İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne "gönderilmesine" karar verilmiş, bu karar tebliğe çıkarılmamış, dolayısıyla kesinleştirilmemiş, davacı vekili tarafından 10.04.2001 tarihli bu karar kesinleşmeden önce, 26.04.2001 havale tarihli tahrik dilekçesi verilmiş olup, kararı temyiz edilen İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince HUMK.nun 193 ncü madde hükmünün uygulanması için dosyanın yeniden Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, bu mahkemece, 10.04.2001 tarihli karar 27.11.2002 tarihinde kesinleştirilerek, dosya bir müzekkere ile kararı temyiz edilen mahkemeye gelmiş, bu kez kararı temyiz edilen İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce HUMK.nun 193/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar, dosyayı gönderen Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi ise de, davacı vekili tarafından 10.04.2001 tarihli karar kesinleşmeden önce, 26.04.2001 havale tarihli tahrik dilekçesi ile dosyanın kararı temyiz edilen mahkemeye gönderilmesini istemiştir.
Görevsizlik kararı kesinleşmeden önce tahrik dilekçesinin verilmesi mümkün olup, bu dilekçe üzerine dosyanın gönderildiği görevli mahkeme, görevsizlik kararı kesinleşmeden davaya bakamaz ise de, dosyayı gönderen mahkemeye iade edemez.Kararın kesinleşmesi için gerekli olan işlemler yapılmak üzere davacıya uygun bir süre verilmek, kararın kesinleşmesi üzerine davaya devam edilmek gerekmektedir. ( Bkz.Prof.Dr. B.Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Ank.1979, 4.Baskı, Cilt:1, Sh.231, 232 ).
Bu itibarla, gönderen mahkemenin verdiği 10.04.2001 tarihli kararın kesinleştirilmesi sonrasında bu mahkemece, yeni bir görevsizlik kararı ve buna bağlı olarak taraflarca yeni bir tahrik dilekçesi verilmesine gerek bulunmadığı gözetilerek, dava dosyasının usulüne uygun surette kendisine intikal ettirildiğinin kabulü ile davaya bakılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy