(CMR. m. 15, 16) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.12.2003 tarih ve 2001/1778-2003/1964 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.02.2005 günde davacı-karşı davalı avukatı A. H. ile davalı-karşı davacı avukatı N. E. T. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müracaata kalan asıl davası ile birlikte birleşen davasında müvekkilinin yurt dışına vesaik mukabili ihraç ettiği tekstil emteasının davalı taşıyanca taşıma senedindeki talimata uyulmayarak doğrudan alıcısına teslim edildiğini, bu nedenle mal bedelinin tahsil edilemediğini ileri sürerek, 164.450 FF.'nin aynen yada 37.395.436.650 TL. olarak 1.8.2001 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, gönderilen malların alıcı tarafından kabul edilmediğini, durumu derhal telefon ve 01.08.2001 tarihli ihtar ile de yazılı olarak davacıya bildirip talimat istendiğini, cevap alınamaması üzerine de malların müvekkilinin partnerine ait depoya konulduğunu, halen de depoda bekletildiğin ileri sürerek, asıl davanın reddi ile navlun ve depo ücreti olarak 2.191 DM.nın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının Fransa'da mukim Comajen Fanfont firmasına vesaik mukabili sattığı ve davalının 031873 ve 031875 nolu taşıma senetleri ile taşınan emteaların alıcı firma tarafından kabul edilmemesi üzerine davalının acentasının deposuna bırakıldığı, ancak depoya bırakma konusunda CMR Konvansiyonu'nun 16/2 ve 15/1 maddelerine göre davacıdan talimat alındığının kanıtlanamadığı, bu konuda yazılı bir belge bulunmadığının davalı vekilinin imzalı beyanı ile sabit olduğu, talimat olmadığına göre taşıyanın malların alıcıya teslim borcunu yerine getirmediği, zarardan davalının sorumlu olduğu, gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 37.391.436.650 TL. nın dava tarihinden itibaren avans temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Asıl dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Bu davaya cevap ile birlikte karşı dava açılmış ve taşıyan, karşı davasında navlun bedeli ile birlikte depo ücretinin tahsili isteminde bulunmuştur. Her iki dava birlikte görülmekte iken asıl dava müracaata kalmış ve süresi içinde yenilenmemiş, karşı dava açısından yargılama devam ederken, birleşen dava ile davacı, ilk davasındaki alacağının tahsilini istemiştir. Bu şekilde ortada müracaata kalan dava, birleşen dava ve karşı dava olmasına rağmen, mahkemece ortada sadece asıl ve karşı dava varmışçasına asıl davanın kabulüne, 37.391.436.650 TL.nın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuştur.
Verilen karar infazda tereddütü yaratacak niteliktedir. Zira, ilk dava takipsiz bırakılmış ve mahkemece gerekçeli kararda bu dava hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı gibi, birleşen dava açısından da asıl davanın kabulü şeklinde karar kurulmuştur. Bu şekilde verilen karar, alacağa yürütülecek temerrüt faizi açısından da infazda tereddüt oluşturacak niteliktedir. Zira, kararda dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine denilmiş ancak, hangi davanın tarihinin faiz başlangıcına esas alındığı açıkça belirtilmemiştir.
HUMK.'nun 389. maddesine göre, verilen karar ile iki tarafa yüklenen ve bahsedilen görev ve haklar, şüphe ve tereddüde meydan vermeyecek şekilde açık biçimde yazılması gerekmektedir. O halde, mahkemenin kararı usulün her hükmüne aykırı olduğundan bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma neden ve şekline göre davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy