(6762 S. K. m. 5/son) (1086 S. K. m. 190, 225)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.07.2003 tarih ve 2001/2482-2003/789 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle HUMK.nun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalı tarafından taşınırken hasarlandığını, sigorta ettirene tazminatın ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 3.461.415.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iş bölümü itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Büyükçekmece İlçesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi hudutlarında yer almaması nedeniyle iş bölümü itirazının yerinde olmadığı, taşımanın CMR hükümlerine tabi bulunduğu, davalının çekince koymadan aldığı emtiaları dava dışı alıcısına hasarlı teslim ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.461.415.000 TL'nin 3.7.2001 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigortası nedeniyle ödenen sigorta bedelinin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde işbölümü itirazında bulunmuştur. Mahkemece yargılama sırasında işbölümü itirazı ile ilgili bir karar verilmemiş, nihai karar gerekçesinde itirazın yerinde olmadığından nazara alınmadığı belirtilmiştir.
İşbölümü itirazı TTK.nun 5/son maddesine göre ilk itirazlardan olup, HUMK.nun 190. maddesi uyarınca hadise gibi incelenerek sonuçlandırılması gerekir. HUMK.nun 225. maddesine göre işbölümü itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekmektedir. Bu suretle mahkeme hem işbölümü itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş, hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur. Somut olayda mahkemece yargılama sırasında işbölümü itirazı konusunda herhangi bir karar verilmemiş, davalının yokluğunda yapılan yargılama sonunda verilen nihai karar gerekçesinde işbölümü itirazının mahkemenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları dışında olması nedeniyle nazara alınmadığı belirtilmiştir. İşbölümü itirazı konusunda yargılama sırasında bir karar verilip davalıya tebliğ edilmesi gerekirken, mahkemece yargılamaya davalının yokluğunda devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. ( YHGK. 30.04.1997 gün, E.1996/2-990, K.1997/362. ) O halde, mahkemece bahse konu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy