(6762 S.K. m. 329, 405)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.12.2003 tarih ve 2003/488-2003/512 sayılı kararın Yargıtay' ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 27.12.1996 tarihinde ( 11.000 ) Alman Markı ödeyerek ( 400.000.000 ).-TL değerinde 200 hisse ile davalı şirkette ortak olduğunu, aradaki fark kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin 23.09.1996 yılında yapılan sermaye artırımında, artırım taahhüt edenler arasında müvekkilinin isminin bulunmadığını, bu durumda müvekkilce verilen paranın ana sermayeye dahil olmaması nedeniyle geri istenebileceğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının halen 200 payla müvekkil şirket ortağı olduğunu, TTK'nun 329. maddesi uyarınca anonim şirketlerin sattığı hisselerin geri alınmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddin istemiş, % 40 kötü niyet tazminatının da davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının ortak olmak amacıyla davalı şirkete yatırdığı ve karşılığında hisse senedi aldığı bedeli talep ettiği, TTK'nun 405 ve 329. maddeleri uyarınca ortakların hisse bedelini geri isteyemeyecekleri gibi anonim şirketlerin de kendi hisse senetlerini geri alamayacağı, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.20 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy