(6762 S. K. m. 83) (2004 S. K. m. 72, 167)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hayrabolu Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.10.2003 tarih ve 2003/343-2003/555 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, takibe konu bonodan dolayı müvekkilinin 250.000.000.-TL borcu bulunmasına rağmen icra tehdidi altında olması nedeniyle 648.000.000.-TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazla ödenen 398.000.000.-TL.nın faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1.250.000.000.-TL.nin ödendiği iddiasının doğru olmadığını, kalan borç üzerinden icra takibi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu senedin arkasında pulların altında yazılı bulunan senetle ilgili ödeme yapıldığını gösteren silik kurşun kalem yazısının yazılı delil başlangıcı sayılacağı ve bu hususta tanık dinlenilebileceği, tanık beyanlarına göre senetle yazılı borcun 1.250.000.000.-TL.nın davacı tarafça davalıya ödendiği, bu durumun kurşun kalemle hafif silik halde senet arkasında da yazılı olduğu gerekçesiyle, 398.000.000.-TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.06.2003 gün ve 2003/121-5738 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece, bozma kararına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, icra takibi nedeniyle fazla ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Dairemizin bozma kararında da belirtildiği üzere, senedin arkasındaki rakamların kimin elindeyken ve ne zaman yazıldığı ispatlanamamıştır.
Ne var ki, davacı delil listesinde "her türlü yasal delil" ibaresine yer vermiş olduğundan, yemin deliline de dayanmış bulunmaktadır.
O halde, senedin arkasındaki rakamların kimin elindeyken ve ne zaman yazıldığı noktasının aydınlığa kavuşturulabilmesi bakımından, yemin teklif etme hakkı davacı tarafa hatırlatılmak, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bu yön dikkate alınmadan, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy