(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.12.2003 tarih ve 2003/717-2003/875 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin 19.09.2000 tarihinde noterden keşide ettiği ihtarname ile ortaklıktan istifa ettiğini ileri sürerek, ödediği toplam ( 2.675.000.000 ) TL. nın 2000 yılı bilançosundan 1 ay sonrasına rastlayan 01.02.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, genel kurul kararı uyarınca davacıya 2003 yılı Aralık ayı sonunda ve müracaat sırasına göre ödeme yapılacağını, davanın erken açıldığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının 19.09.2000 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı, 10.03.2001 tarihli genel kurulda istifa eden ortakların alacaklarının 2003 yılı sonuna kadar ödenmesine karar verildiği ancak 03.09.2000 tarihli genel kurulda da istifa eden ortakların yatırdığı paraların Kooperatifler Kanunu ve anasözleşme hükümlerine göre ödenmesine karar verildiği, istifa tarihinden sonraki hesap dönemi sonu 2001 yılı Ocak ayı olduğundan davalı kooperatifin 01.02.2001 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ödeme miktarı konusunda uyuşmazlık olmadığı gerekçesiyle davanı kabulüne, ( 2.675.000.000 ) TL.nın 01.02.2001 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
1- Dava, istifa suretiyle kooperatiften çıkan ortağın, ortaklıktan kaynaklanan haklarının iadesi istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca, kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir, Ancak bilirkişi incelemesi sonucu iadelerin tutarı kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte görülmezse, genel kurulun geciktirme kararı uygulanamaz. Somut olayda da 10.03.2001 tarihli genel kurul toplantısında istifa eden ortakların alacaklarının 2003 yılı sonunda ödenmesine karar verilmiş, davalı kooperatif vekili de bu karara dayanarak davanın erken açıldığını savunmuştur. Bu durum karşısında mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda iadelerin kooperatifin varlığını tehlikeye sokmayacağı anlaşılırsa, bu iadelerin açıklanan hususlar çerçevesinde çıkan ortağa verilmesi, aksi halde erken açılan davanın reddedilmesi gerektiği düşünülerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Kabul şekline göre de, Yasanın 17. maddesinden ayrı olarak tip anasözleşmenin 15. maddesi uyarınca, devir dışındaki bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Burada önemli olan husus, bilançonun genel kurulca kabulü ile kesinleştiğidir. Buna göre, bilançonun genel kurulca kabul edildiği tarih tespit olunarak, bu tarihten ancak bir ay sonra davacı alacağının muaccel hale geleceği ve temerrüdün bu tarihte oluşacağı dikkate alınmalıdır. Somut olayda ise davacının ortaklıktan ayrıldığı 2000 yılının bilançosu 10.03.2001 tarihli genel kurulda kabul edilerek kesinleşmiştir. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde davalının temerrüt tarihinin saptanması ile faizin bu tarihten itibaren başlatılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı kooperatif temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy