(2918 S. K. m. 96, 99/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.10.2003 tarih ve 2001/44-2003/843 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl davada davalılardan sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı Salim Doğanalp vekili, asıl davada, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın içinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin 18.01.1999 günü meydana gelen kazada yaralanıp, sakat kaldığını ileri sürerek, şimdilik 3.000.000.000 TL, ıslah dilekçesi ile de 9.000.000.000 lira daha sürekli işgörmezlik tazminatının tüm davalılardan, tüm talepler için olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ses Tur A.Ş. vekili, asıl davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, asıl davaya yanıt vermemişlerdir.
Birleşen davada davacılar Bekir ve Hatın Doğanalp vekili, aynı kazada müvekkillerinin kızı Neriman'ın öldüğünü ileri sürerek, şimdilik Bekir için 1.000.000.000 TL. Hasan için 2.000.000.000 lira destek tazminatının tüm davalılardan toplam 1.000.000.000 lira da manevi tazminatın sigorta hariç diğer davalılardan olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili ile Cemal, birleşen davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, birleşen davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın maddi tazminat bakımından tamamen, manevi tazminat bakımından kısmen kabulüne, birleşen davanın davalılardan sigorta bakımından maddi tazminat yönünden reddine, diğer davalılar bakımından maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, davalılardan sigorta bakımından sürekli işgöremezlik tazminat alacağına ilişkindir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 96 ncı maddesine göre, zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.
Davalılardan sigorta şirketi vekili, 19.6.2001 havale tarihli dilekçesinde olaydan itibaren iki yıllık süre içerinde dava dışı zarar görenlerden dördünün daha müvekkili şirkete dava yolu ile başvurduğunu savunmuş, buna ilişkin yazılı delillerini de ibraz etmiştir. Dosya içerisindeki trafik kazası tespit tutanağında bu davalının trafik sigortacısı olduğu aracın asıl davacıdan başka kişilerin de yaralanmasına neden olduğu belirtildiğine göre, mahkemece, açıklanan savunma üzerinde durularak, olayda garameten paylaşım koşullarının bulunup bulunmadığının saptanması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, dosyada mevcut ZMSS. poliçesine göre, sürekli sakatlık teminatı kişi başına 3.000.000.000 lira olup, bu meblağ asıl davanın dilekçesine konu edilmiştir. Daha sonra ek dava niteliğindeki ıslah dilekçesi ile bu meblağ, davalılardan sigorta için de 9.000.000.000 lira daha eklenerek arttırılmış olup, arttırılan bölüme ilişkin istemin, bu davalı bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, 2918 sayılı KTK.nun 99/1 nci madde hükmü ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın 12 nci madde hükmü uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, asıl dava dilekçesinde, davalılardan sigorta şirketine belgeler ile davacının başvurduğu ileri sürülmüş olup, dava ve ıslah dilekçesinde, olay tarihinden itibaren temerrüt faizi istenmiştir. Bu davalının, her iki dilekçede, dava edilen zarar miktarının tamamı için, bu hükümler çerçevesinde tespit edilecek aynı tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Mümeyyiz davalı vekilinin ıslah ile arttırılan bölüm için ıslah tarihinin, temerrüt faizine başlangıç alınması gerektiğine ilişkin temyiz itirazında isabet bulunmamaktadır. Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir. Bu itibarla, bu davalı bakımından temerrüt faizinin başlangıcı bu açıklamalara göre belirlenmek gerekirken, bu tür davalarda ancak, sürücü ve malik olan diğer davalılar bakımından uygulama yeri olan olay tarihinin, bu davalı için de temerrüt faizine başlangıç alınması kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalılardan sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın, bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy