(818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.10.2003 tarih ve 2002/340-2003/1001 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde davalı Elzem Ltd. Şti.avukatı Kemal Akbaş gelip, davacı avukatı ve diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ihraç ettiği karanfillerin İngiltere'deki alıcısına 5 gün içinde ulaştırılması gerekirken taşıyanca 11 gün gecikme ile teslim edildiğini ve çiçeklerin ticari değerini yitirdiğini bu nedenle alıcısından tahsil edilemeyen 17.885 Sterlin zararları olduğunu, navlun bedeline karşılık verilen çekinde bedelsiz kaldığını ileri sürerek, 17.885 Sterlin'in asıl davada 20.000.000.000 TL. işlemiş faizin ise birleşen davada davalılardan tahsili ile çekin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşımanın süresi konusunda açıkça sözleşme hükmü bulunmadığını, yükün sağlam olarak alıcısına ulaştırıldığını, süresinde hasar tespiti yapılmadığını, navlunun hak edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yetkisizlik kararının Dairemizce bozulması üzerine davanın gecikmeli taşımadan doğan zararına karşılık 10.428.743.000 TL'nin davalıdan tahsiline, diğer istemin reddine karar verilmiş, Dairemizce uluslararası taşımacılık konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmasına ve acenta hakkında tahsil kararı verilemeyeceğine işaretle karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucundan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davalı taşıyanın gecikmeden oluşan zarardan sorumlu olduğu ancak, davacının ortaya çıkan zararını ve miktarı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taşıyanın gecikmesi ve bu gecikme nedeniyle sorumluluğu belirlenmiş, zarar miktarını belirlemek mümkün olmamıştır. Bu durumda taşıyanın sorumlu olduğu bir zararı tazmin etmekten kaçınması mümkün olmamakla B.K.'nun 43 ve 44. maddesi gereğince hakkaniyete uygun bir tazminatın verilmesi gerekmektedir. O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy