(6762 S.K. m.1324) (818 S.K. m.62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.7.2002 tarih ve 1999/1152-20002/412 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.12.2003 günde davacı avukatı Hünkar Güngör gelip davalı avukatı tebliğata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilini davalı sigorta şirketinde önce mevcut olan hayat sigortası poliçe primini 36.000 USD artırmak istediğini, acenta tarafından artırım yapılıyor denilerek yeni bir başvuru formu imzalatıldığını ve poliçenin müvekkiline gönderildiğini, yapılan işlemin önceki poliçenin prim artırımı olduğunu düşünen müvekkilinin 6.1.1999 tarihinde sigortadan çıkmak istediğinde ikinci poliçenin mebdeinden iptal edildiğinin söylendiğini, ancak ödenen prim tutarı 36.000 USD'nin iade edilmediğini ileri sürerek önceki poliçeden kaynaklanan haklar saklı kalmak kaydıyla 36.000. USD nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı A Sigorta A.Ş. vekili, davacının eşinin kapalı acenta olan, diğer davalı şirket temsilcisinin müvekkiline olan borcu için kefil olduğunu, 7.500.000.000 TL kefalet için acenta ile işbirliği halinde müvekkilini borçlandırmaya çalıştıklarını, dava konusu edilen primin ödenmemiş olması nedeniyle poliçenin mebdeinden iptal edildiğini, bu poliçe primi için müvekkiline gönderilen 3.000.000.00 TL lık çekin karşılığı olmadığından iade ve bankaca iptal edildiğini, daha sonra gönderilen 2.000.000.000 TL nin ve poliçenin iptal edilmiş olması nedeniyle diğer davalı acentaya iade edildiğini, tahsil edilmeyen primin iadesinin de söz konusu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Y Sigorta Aracılık Hizm.A.Ş. vekili, müvekkilinin davacıdan herhangi bir prim tahsilatı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının 1.1.1997-1.1.2007 dönemini kapsayan hayat sigorta poliçesi gereğince peşin ödenmesi gereken 36.000 USD prim için 7 adet çek verdiği, bu çeklerden 3.000.000.000 TL bedelli olanının davalı A Sigorta A.Ş. ne gönderilip, 6 adet toplam 2.900.000.000 TL lik çeklerin ise acenta komisyonu olarak diğer davalıda kaldığı, ancak sigorta şirketine gönderilen çekin karşılığının olmadığı anlaşıldığından karşılıksız olduğu şerhi alınmaksızın iade edildiği, acentaya kalan çeklerinde karşılıksız çıktığı, daha sonra gönderilen 2 milyar TL nin ise poliçenin iptal edilmiş olması nedeniyle acentaya iade edildiği, iade edilen bu miktarın davalı acenta ile davacının eşi arasındaki kefalet alacak-borç ilişkisinde değerlendirdildiğinden her iki davalının nedensiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı A Sigorta A.Ş ne ilişkin karara yönelik tüm, diğer davalı Y Sigorta Aracılık Hizm.A.Ş aleyhindeki karar yönelik ise diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacının sigorta prim borcuna karşılık davalı A Sigorta A.Ş.ne gönderilen 2.000.000.000 TL poliçenin iptal edilmiş olması nedeniyle diğer davalı Y Sigorta A.Ş. ne iade edilmiştir. Mahkemece, iade edilen bu miktarın davacının eşi ile davalı acenta arasındaki kefalet, alacak-borç ilişkisinde değerlendirildiği gerekçesiyle acenta açısından bu miktar için de red kararı verilmiştir. Karar gerekçesinde belirtilen acente ile davacının eşi arasındaki kefalet, alacak-borç ilişkisi bu davanın konusu olmadığı gibi davalı acentanın böyle bir savunması da yoktur. O halde halen davalı acenta Y Sigorta A.Ş. zimmetinde bulunan 2 milyar TL nin iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirilip davalı acentanın sorumluluğu irdelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle 2 milyar TL na yönelik isteminde reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı A Sigorta A.Ş. ne yönelik tüm, diğer davalıya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, takdir edilen 275.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy