(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2001/826-2003/1298 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın müşterisi imalatçı B. A.Ş. firmasının ihracatçısı ATGS A.Ş. olan 18.5.2000 tarihli 46678 sayılı gümrük beyannamesine konu ihracat bedelini 23.5.2000 tarihli sözleşmeyle davalı bankaya temlik ettiğini, ancak durumdan müvekkilinin haberdar edilmediğini, müvekkili bankaya 13.9.2000 tarihinde gelen başka bir ihracata konu alacak bedelinin temlike konu ihracat bedeli olmadığı halde davalı tarafından temlik konusu alacak olduğu ve kendisine ödeme yapılması gerektiği belirtilerek icra takibi sonucu toplam 41.703.712.156 TL olarak tahsil edildiğini ileri sürerek bu meblağın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, icra takibi sonucu tahsil edilen bedelin temlik konusu alacağa ilişkin olduğunu, imalatçı ya da aracı ihracatçı firmaların yanlış talimatları sonucu kurulan yanlış irtibat nedeniyle sehven paranın davalı bankaya ödendiğini iddia eden davacının müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini, müvekkilinin temliknamede hiçbir sıfatı bulunmayan davacıya temlik sözleşmesini bildirme yükümlülüğü bulunmadığını, icra takibine itiraz ederek takibi durdurmayan ve ihtirazı kayıtsız ödeme yapan davacının istirdat davası açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın, müşterisi olan B. Firmasının döviz alım belgesini iptal ettiği halde sehven fişleri iptal etmediği için fişlerin üzerinde ilk talimata göre verilen gümrük beyannamesi kaydının kaldığı, bu nedenle davalı bankanın döviz bedeli kendisine gelmediği halde icra takibi yaparak parayı tahsil etmesinin haksız olduğu, davacının istirdat talebinde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 558.95 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy