(1086 S. K. m. 9, 19) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları C.8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2003/509-2003/83 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine kasko poliçesiyle sigortalı aracı hasarlandığı halde, tazminat ödenmediğini ileri sürerek, 25.000.000.000 liranın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sünesinde yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu yer itibariyle, İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Bu tür sözleşmeye dayalı davalarda da genel yetkili mahkeme, HUMK.nun 9/1 nci maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi ise de, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.8 nci maddesi hükmünde, sigortacı aleyhine açılacak bu tür davada, davalı sigortacının merkezinin veya sigorta sözleşmesini yapan yetkili acentanın ikametgahının bulunduğu veya rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiştir. HUMK.nun 19 ncu madde hükmünde de, rizikonun meydana geldiği yer mahkemesi de yetkili mahkeme olarak kabul edilmiş, sigorta sözleşmelerine aksine konulan şartların geçersiz olacağı kesin bir şekilde belirlenmiş bulunmaktadır. Bu hükmün konuluş nedeni, ekonomik yönden güçlü bulunan sigorta şirketlerine karşı kişileri korumaktır. Bu maddedeki yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup, ancak kesin olmayan nitelikte yetki kurallarındandır.
Somut olayda, dava, Zonguldak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olup, poliçeyi düzenleyen acentanın ikametgahının bulunduğu yer ile kaza yeri itibariyle davacı taraf, seçimlik hakkını doğru kullanmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin sadece HUMK.nun 9 ncu maddesine dayalı yetki itirazı isabetli değildir.
Bu durumda, mahkemece, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi, taraf delileri toplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasa ve sözleşme hükümleriyle getirilen alternatif yetki kuralları ve bunların özelliği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy