(6762 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 44/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 5.11.2003 tarih ve 2001/468-2003/467 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın imha işlemi sırasında kaybettiği çeklerin ticari alışveriş sırasında müvekkiline verildiğini, tahsil için bankaya gidildiğinde imzanın benzemediği şerhi düşüldüğünü, yapılan icra takibinin itirazsız kesinleştiğini ancak keşidecinin açtığı menfi tespit davası neticesinde imzanın keşideci olarak görünen kişiye ait olmadığının belirlenmesi üzerine müvekkilinin mahkum edildiğini, davalının basiretsiz ve özensiz davranışı nedeniyle zarara uğrandığını ileri sürerek, 1.240.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çekleri aldığında gerekli araştırmayı yapması halinde sahteciliği anlayacağını, ayrıca çekleri veren kişiye karşı tüm hukuk yollarını tüketmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı bankanın sorumluluğunun gerçekleşmesi için davacının zararının bulunması gerektiği, bunun içinde davacının öncelikle asıl borçluyu takip etmesi ve tüm yasal girişimlere rağmen çek bedellerini tahsil edememiş olması gerektiği, davacının icra takibini sonuçlandırmamış olduğu, bu durumda bankaya karşı dava açılamayacağı, ancak, davacıya karşı açılan davada yargılama giderlerine davalı bankanın kusurlu davranışı nedeniyle davacının katlanmak zorunda kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 111.790.000.TL.nın davalılar tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
Dava, imha edilmek üzere davalı bankaya verilen ancak imha edilemeden kaybedilip, ciro yolu ile davacıya intikal eden çekten dolayı uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece isabetli olarak benimsendiği üzere, davalı bankanın imha edilmek üzere kendisine verilen çeki kaybetmesinde ve dolayısıyla davacının zarara uğramasında kusuru bulunmakta ise de, davacının da basiretli bir tacir gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması ticari hayatın olağan akışı içerisinde yapması gereken davranışlarından biridir. O halde bu konuda ihmali bulunan davacının olayda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile buna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy