(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manavgat Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2003 tarih ve 2001/582-2003/686 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemece, zamanaşımı savunması, davacının zarar veren davalıyı Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/13 Esas sayılı dosyasıyla açılan davada Ticaret Sicil Memurluğu'nca verilen 18.05.2001 havale tarihli cevabi yazıdan öğrendiği ve bu tarihe göre davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle ret edilmiştir. Ancak, uyuşmazlık konusu hasar, olaya ilişkin tespit tutanağı ve kollukça alınan ifadelerin içeriğinden anlaşılacağı üzere, davalı şirketin tali yola su kanalı kazıp gereği gibi kapatmaması sonucu sigortalı aracın 23.03.1998 tarihinde çamura batması şeklinde meydana gelmiştir. Nitekim, davacının sigorta ettirene ödeme yapmadan önce 13.04.1998 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporunda da zarara davalının yaptığı kazı çalışmasının neden olduğu açıklanmıştır. Kaldı ki, davacı vekilinin yanlış hasıma açtığı Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/13 Esas sayılı dava dilekçesinde de davalının zarara neden olduğu açıkça kabul edilmiştir. Davacı, davasını TTK.nun 1301 nci maddesinde düzenlenen halefiyet hakkına dayandırarak 26.10.2001 tarihinde açmıştır. Sigortacının halefiyete dayalı açacağı davalarda zamanaşımı, 17.01.1972 tarih ve 1972/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sigorta ettirenin zarara neden olan aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi olacaktır. Bu durum karşısında, mahkemece, davacının zararı ve zarara neden olan kişiyi 23.03.1998 tarihinde öğrendiğinin kabulüyle, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy