(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 338)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.02.2004 tarih ve 2002/44 - 2004/36 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait kooperatif hissesini devir aldığını, sözleşmeye göre kooperatif yönetimince Toplu Konut İdaresi Başkanlığından alınan kredinin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak ihtarlara rağmen ödeme yapmadığını, faiziyle birlikte müvekkilince ödendiğini, tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı, hisse devir sözleşmesinde sorumlu olduğu kredi miktarının gösterilmediğini, noter tarafından sözleşme düzenlenirken hata yapıldığını, krediyi kullandıran bankanın davacıyı muhatap kabul ettiğini, kendisine durumun bildirilmediğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, kısmi ödemeler yaptığını, inkar tazminatından sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının sigorta pirimi dahil olmak üzere davalı adına toplam 1.597.330.500.-TL kredi borcu ödediği, davalıdan 275.000.000.-TL tahsil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazının iptaline, takibin 1.322.330.500.-TL üzerinden devamına, alacağın % 40'ı olan 528.932.200.-TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif ortaklığını devir alan tarafından ödenen toplu konut kredi borcunun, devir sözleşmesi uyarınca devir edenden tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak, davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş bulunmasına, vekalet ilişkisinin her hangi bir nedenle sona erdiğinin dosyaya yansımamış olmasına rağmen, HUMK.nun 338/2 nci maddesine aykırı şekilde davalının vekilinin ad ve soyadının kararda gösterilmemesi ve bunun sonucu olarak davanın kısmen kabul edilmesi karşısında davalı vekili yararına vekalet ücreti hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy