(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Milas Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2003 tarih ve 2002/511-2003/873 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2005 günde taraf vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını ancak Kooperatifler Kanunu 17 ve anasözleşmenin 15. maddesi gereğince iadesi gereken aidatların, genel kurul kararı ile ertelendiği gerekçesiyle ödenmediğini, erteleme için gereken şartların oluşmadığını ve yerine yeni ortak alındığını ileri sürerek, 925.000.000 TL. nın çıkma yılı bilançosu tarihi olan 31.12.2000'den 1 ay sonrası olan muacceliyet tarihi 31.01.2001 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı temsilcileri, çıkmalar ve çıkarmalar nedeniyle kooperatifin mevcudiyeti tehlikeye düşeceğinden genel kurul kararı ile iadelerin 3 yıl süre ile ertelendiğini, halen kooperatifin eksik üye ile ve düzensiz ödemelerle ayakta kalmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının kooperatiften ihraç edildiği yılın bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemelerin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 925.000.000 TL. nın 31.01.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeye ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kooperatifin erteleme kararı aldığı 30.01.2000 tarihli olağan genel kurul toplantısında ayrılan ortağa yapılacak ödemelerin, kooperatifin mevcudiyetini ne şekilde tehlikeye düşüreceğinin açıkça belirtilmediği, bu nedenle erteleme kararının yerinde olmadığı belirtilmiştir. Anılan rapor kooperatifin ödemeler nedeniyle acze düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi açısından yeterli değildir. Mahkemece, yeniden bilirkişi tayini ile kooperatif defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak genel kurul kararı sonrasında ve öncesinde kooperatiften çıkma veya çıkarılma suretiyle ilişkisi kesilen ortak sayısı, bunlara yapılacak ödeme tutarları, kooperatifin gelirleri, çıkan ya da çıkarılan ortaklar yerine yeni ortak alınıp alınmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirilerek yapılacak ödemelerin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve buna göre erteleme kararının yerindeliği saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi ve anasözleşmenin 15. maddesine göre çıkan ya da çıkarılan ortaklar ile hesaplaşma, çıkma ve çıkarılmanın gerçekleştiği yıla ait bilançonun onaylandığı tarihten itibaren 1 ay içinde ödemenin yapılması gerekir. O halde yukarıda 2 nolu bentte belirtilen bozma nedenine göre kooperatifin aciz hali tespit edilemez ise davacının kooperatiften ayrıldığı 2000 yılının bilançosunun onaylandığı genel kurul tarihinin belirlenip, bu tarihten itibaren 1 ay sonrası için davacının alacağının muaccel hale geldiği gözetilerek sonucuna göre faiz başlangıcının tespiti gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy