(6762 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 44/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 3.4.2003 tarih ve 1999/632-2003/242 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Mehmet vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin oğlu olan Metin'in müvekkilinin haberi olmaksızın davalı noterde düzenlediği sahte vekaletname ile davalı bankada bulunan parasının çekildiğini, davalıların gereken dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle sorumlu olduklarını ileri sürerek, 2.315.000.000.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mahmut Ç, düzenlenen vekaletnamede sahtelik unsurları bulunmadığını, usulsüzlük olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, oluşan zararda davacının %80 kusurunun olduğu, %20 kusurun notere ait olduğu, davalı bankanın kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 463.000.000.TL.nın davalı Mahmut Ç'ten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Mahmut Çvekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Mahmut Ç vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince,
Dava, davacının davalı bankada bulunan hesabının davacının oğlu tarafından nüfus cüzdanı ve hesap cüzdanının ele geçirilerek davalı noterde hazırlanan sahte vekaletname ile çekilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı bankanın noterce düzenlenmiş resmi belge niteliğindeki vekaletnameye dayanarak banka cüzdanının ibrazı karşılığında ödeme yaptığı, kusuru bulunmadığı gerekçesiyle hakkındaki dava reddedilmiş ise de, birer güven kurumları olan bankaların, mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına göre ve somut olayda bankaya ibraz edilen vekaletname üzerindeki imza ile hesap cüzdanındaki imzalar arasında çıplak gözle dahi tespit edilebilecek bariz fark bulunmasına göre davalı bankanın da zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekirken aksi düşünceler ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bunun yanında, sahtecilik olayının davacıdan elde edilen nüfus hüviyet ve hesap cüzdanları ile başladığı, bu belgelerin davacının evine rahatça girip çıkabilmesi gereken oğlu tarafından elde edildiği gözetilerek, bu yönüyle davacının olayın gerçekleşmesinde davalıya denk bir müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekirken daha yüksek kusur yükletilmesi de uygun görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Mahmut Ç vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 17.120.000-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy