(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 3, 4, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eyüp Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.5.2002 tarih ve 2001/662-2002/423 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının iş yerinde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, kullanım bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kaçak elektrik kullandığı, eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu, yasal faiz uygulanması gerektiği, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmeyeceği gerekçisiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Eyüp 1.İcra Müdürlüğünün 2001/555 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, talep edilen tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Ancak, dava, 18.07.2001 tarihinde açılmış, davacı vekili talebine konu tazminatın takip tarihi olan 06.04.2001 gününden itibaren %70 reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir. Her ne kadar reeskont ibaresi kullanılmış ise de, davacı tacir olup, talep edilen oranın ticari işlerde istenebilecek avans faizi oranı olduğundan ticari temerrüt faizi talep ettiğinin kabulü gerekir. O halde, tarafların tacir bulunmalarına ve TTK. nun 3, 4 ve 21 nci maddeleri uyarınca tacirler arası haksız fiillerin de ticari iş niteliğinde olmasına göre, talebe uygun olarak tazminat alacağının ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile,hüküm fıkrasının 1 nci maddesindeki ... yasal faizi... ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ...4489 sayılı yasa ile değişik 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesinde belirtilen,% 70 oranının aşılmaması kaydıyla değişen oranlarda avans faizi... cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy