(6762 S. K. m. 54, 74) (1086 S. K. m. 74) (556 S. KHK. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2002/496-2003/647 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2005 gününde davacı avukatı E.M. ile davalı avukatı Tamer Ünlü gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1984 yılında özel profil ticaret unvanı ile ticari faaliyete başlayan müvekkilinin bu unvanı 1999 yılında marka olarak tescil ettirdiğini, davalının anılan ibareyi ticaret unvanında kullanarak ticaret unvanı ve markaya tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin tescilli markasını ticaret unvanı olarak kullanılmasının engellenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, (1) milyar maddi ve (5) milyar TL. manevi tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, belli bir tip eşyayı gösteren veya eşya adı haline gelmiş işaret ve adlarının marka olarak tescilinin mümkün olmadığım, davacının bu tescilinin haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilince özel profil ibaresinin sadece ticaret unvanında kullanılmadığını, söz konusu ibarenin kimsenin tekelinde olamayacağım savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının 19.07.1988 tarihinden beri ticaret unvanı olarak kullana geldiği ve 09.03.1999 tarihinde marka olarak tescil ettirdiği özel profil ibareleri üzerinde 556 sayılı KHK.'nın 8/3-a maddesi uyarınca üstün hakkı bulunduğu, davalının aynı sözcükleri ticaret unvanı ve marka olarak tescil ettirmesinin hukuki değer taşımadığı, ancak davalı markasının terkini istenmediğinden tescilli markanın kullanıldığı ürünlerin toplatılması, imhası veya aynı nedenlerle tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ticaret unvanına tecavüzün tespitine ve davalının özel profil sözcüklerini kendi ticaret unvanında kullanmasının önlenmesine ve unvandan terkinine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davacının ticaret unvanı ve markasına davalının tecavüzde bulunduğu iddiasına dayalı markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, davalının davacıya ait tescilli markanın ticaret unvanı olarak kullanmasının engellenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Merkezi İstanbul'da olan davacının Özel Profil çekirdek unsurlu ticaret unvanının tescili İzmir'de mukim davalıdan dokuz yıl önceye gitmektedir. Ticaret unvanının özel profil ibarelerim kullanma konusunda daha önceye dayalı üstün hak sahibi olan davacı bu ibareleri ticaret unvanının karakteristik unsuru olarak adına tescil ettiren davalı ile ilgili olarak tescilli ticaret unvanının TTK.'nun 54/1 maddesi hükmü uyarınca değiştirilmesi veya sicilden silinmesini (terkinini) isteyebilir. Ancak, dava dilekçesinde böyle bir isteme yer verilmemiş, sadece davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının engellenmesi istenilmiştir. Tescilli ticaret unvanının terkin edilmedikçe sahibince kullanılmasında yasaya aykırılık bulunmadığını göre HUMK.'nun 74. maddesi hükmü çiğnenerek istem ağılmak suretiyle özel profil ibaresinin davalı unvanından terkini doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalının davacıya ait tescilli markaya tecavüz iddiası ispatlanamadığından bu iddiaya dayalı istemin reddi yerinde ise de, taraflarca davalının tescilli özel profil markasının varlığı ileri sürülmediği ve böyle bir olgu saptanmadığı halde, davalının tescilli markasından söz edilerek gerekçe oluşturulması da doğru bulunmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
2- Bozma kapsamına ve içeriğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy