(6762 S. K. m. 56, 57) (556 S. KHK. m. 1, 6)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.12.2003 tarih ve 2001/1436 - 2003/684 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş.l tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Markaların 19.02.1998 tarihinden itibaren reklam ve organizasyon sektöründe faaliyet gösteren müvekkili adına tescilli olduğunu, 2000 yılı Aralık ayı içerisinde davalı Üniversiteye bağlı bir kulüp tarafından markaları adı altında etkinlik düzenleneceğinin öğrenildiğini, anılan markaların kullanılmamasının ihtar edildiğini, bu etkinliğini SNOW FESTİVALİ adı altında gerçekleştirildiğini, daha öncesinde müvekkilinin markaların kullanılması amacıyla Eylül 2000 tarihinde bir şirketle anlaşma sağladığını, ancak davalının etkinliğinin tanıtımı nedeniyle bu sözleşmenin feshedildiğini, zararın doğduğunu ileri sürerek, müvekkiline ait markaların kullanılmasının ve iltibas yaratılmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespit edilerek 18.350.000.000 TL kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak, istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkili öğrencileri tarafından festivalin 1995 yılından beri düzenlendiğini, tescil ettirilen markanın 556 Sayılı KHK.'nin l/c maddesine aykırı bulunduğunu, ayırt edici özelliğinin olmadığını, zarar iddiasının gerçeği dayanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının husumet ve zamanaşımı savunmalarının yerinde bulunmadığı, davacıya ait markaların ayırt edici özeliklerinin olmadığı, yabancı dille eğitim yapan davalı öğrencilerinin kış etkinliklerini SNOW FESTİVALİ adı altında tanıtmalarının ve gerçekleştirmelerinin davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davalı tarafın husumet ve zamanaşımı definin ve davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tescilli markanın izinsiz kullanılmasının ve benzerlik yaratılmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK.'nin 6'ncı maddesi uyarınca, marka sahibine sağlanan koruma, kural olarak tescil koşuluna bağlanmıştır. Bir markanın anılan KHK.'ye tabi olabilmesi için, fiilen tescili yeterlidir. Bu tescil, yolsuz olsa dahi sicilden terkin edilinceye kadar marka sahibi bu korumadan yararlanabilir ve kendisinden markaya tecavüz dolayısıyla KHK.'ye veya başka bir hukuki sebebe dayanılarak herhangi, bir talepte bulunulamaz, markanın haksız kullanımından bahsedilemez. Başka bir anlatımla, marka terkin ettirilmedikçe davacıya korunmaya değer bir hak sağlar. Somut olayda, davacının, 35, 41 ve 24'nci sınıflardaki mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere SNOWFEST ve KAR BAYRAMI ibareleri markaları 12.09.1998 tarihinde adına tescil ettirdiği yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Çekişme, marka hakkına tecavüzün bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemece, davacı markalarının ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, yabancı dilde eğitim yapan davalı tarafın öğrencilerinin faaliyetlerinin davacı markasına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı markasının terkin edildiği, hükümsüzlüğüne yönelik bir dava açıldığı ileri sürülüp, ispat edilmiş değildir. O halde, mahkemece, davacı markasının tescilli olduğu, henüz sicilden terkin edilmediği, ayırt edici özelliği bulunmadığı hususunun dava konusu olmadığı ve bu davada dinlenemeyeceği dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy