(818 S. K. m. 46)
Taraflar arasında görülen davada Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.07.2003 tarih ve 1998/182-2003/124 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2005 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü bulunduğu traktörün çarptığı araçta bulunan müvekkiline sigortalı üç kişinin yaralanması üzerine müvekkilince yapılan (97.776) DM. sağlık sigortası kapsamındaki harcamalardan kusurlu olan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, anılan meblağın devlet bankalarınca uygulanan TL. karşılığının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Türk Sigorta Mevzuatında olmayan harcama kalemleriyle fahiş talepte bulunulduğunu, tedavilerin Türkiye'de yapılması halinde gereken harcamaların istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, kaza sonucu zarar gören sigortalıların başka bir yerde tedavi edilmeleri nedeniyle o yerde yapılan tedavi amaçlı harcamaların da' zarar kapsamında olduğu, cismani zarara uğrayanın BK.nun 46/1 maddesine göre bütün tedavi giderlerini haksız eylem sorumlularından isteyebileceği, DM tedavülden kalktığından Euro olarak hüküm kurmak gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (49.152) Euro'nun faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı Alman Sigorta Şirketinin, kendisine sigortalı Türk Vatandaşlarının davalı sürücünün kusurlu eylemi sonucu Türkiye'de meydana gelen kazada yaralanmaları üzerine Almanya'da gerçekleştirilen tedavileri nedeniyle sigortalılarına yaptığı ödemeden dolayı davalı sürücü ve işletene rücuunda isteyebileceği zarar kalemlerinin tayin ve tespiti yeterli incelemeye dayalı değildir.
Uyuşmazlığın çözümünde haksız eyleminin meydana geldiği yer itibariyle Türk Hukuku'nun uygulanacağı kuşkusuzdur. Davacı sigortacı, zarar görenlerin halefi sıfatı ile uyuşmazlığın çözümünde temel maddi hukuk normu olan BK.nun 46/1 maddesi uyarınca, cismani zarara uğrayan sigortalılarının tedavileri için yaptığı ödemeleri, tedavi süresince gerçekleşen iş göremezlik zararını poliçe kapsamına göre tazmin etmek koşulu ile davalılardan rücu en isteyebilir.
Mahkemece, bu ilkeler ışığında sağlık sigortası ve sosyal güvenlik hukuku uzmanları ile uzman hekimden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kumlundan alınacak rapor ile davalı taraf itirazlarının açılmasından sonra oluşacak sonucu göre davalıların sorumluluk kalemleri ve bunlara ilişkin tazminat tutarlarına hükmedilmesi gerekirken, istinabe yolu ile görüşüne başvurulan adli top uzmanı hekimin yetersiz raporları ile yetinilerek eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy