(2004 S. K. m. 257) (4686 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2004 tarih ve 2004/616 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden davalıya kullandırılan kredinin geri ödenmesi sırasında temerrüde düşülmesi üzerine hesabın kat edilerek kredi borcunun ödenmesi hususunda davalıya ihtarda bulunulmasına rağmen her hangi bir sonuç alınamadığını, bu nedenle sözleşmedeki Tahkim Şartına dayanılarak davalı aleyhine tahkim prosedürü başlatıldığını, Tahkim Heyeti tarafından verilen karar ile bankanın başvurusunun kabul edilerek, davalının 707.285.058,63 ABD Doları ana para, faiz ve masrafları ödemeye mahkum edildiğini, karara karşı hukuki başvuru yollarının tüketilerek kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kesinleşmiş hakem heyeti kararının tenfizine ve müvekkili bankanın Telsim hisseleri üzerindeki 969.300.000.000 TL.sı değerinde hisse senedi rehininden başka hiçbir teminatı da bulunmadığından rehinle temin edilmeyen ve muaccel nitelik taşıyan alacaklarının tahsilini temin için tahkim kararında hüküm altına alınan ana para miktarından rehinli Telsim hisselerinin tutarı olan kısım düşüldükten sonra kalan meblağ olan 706.625.353,63 ABD Doları tutarındaki banka alacağı için hiçbir teminat bulunmadığını belirterek,anılan bu miktarın tahsilini teminen İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati hacze karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yabancı hakem heyeti tarafından verilen kararın mahkemece verilecek tenfiz kararı ile icraya konularak tahsil edilebilir hale geleceği,kararın bu haliyle İİK madde 257. madde koşullarını taşımadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Temyiz olunan karar ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin olup, mahkemece yabancı hakem kararının tenfizine karar verilmeden ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257/1 nci maddesinde, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddede ihtiyati haczin vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcu için istenebileceği düzenlenmiş olduğu gibi, vadesi gelmemiş borçlar için de istenebilme koşulları ayrıca gösterilmiştir. Davacı taraf tenfiz ile birlikte ihtiyati hacze karar verilmesini istemiştir. Tenfiz kararının amacı, yabancı ülkelerde hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesini sağlamaya yöneliktir. Buna göre, yabancı mahkeme veya hakem heyeti tarafından verilen bir kararla tespit edilen alacak hakkında tedbir niteliğinde bulunan ihtiyati hacze karar verilmesi için yabancı kararın tenfizi koşulunun aranmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü ihtiyati haciz kararı ile sadece borçlunun mal ve haklarına geçici olarak el konulmaktadır. Öte yandan, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 6 ncı maddesinde de belirtildiği üzere tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında ihtiyati hacze karar verilmesi mümkün bulunduğuna göre, kararın verilmesinden sonra da ihtiyati hacze karar verilebilir. Bu itibarla mahkemece, İİK 257. maddesinde yazılı şartlar göz önüne alınarak, davacının ihtiyati haciz isteminin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy