(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 4. Hukuk Mahkemesince verilen 12.02.2004 tarih ve 2002/877-2004/185 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine yapılan icra takibinin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı şirketteki tüm hissesini dava dışı A. Süren'e 22.04.2002 tarihinde devrettiğini, anılan şahıs tarafından müvekkiline, şirkete ait çeklerin ödenmesi esasına dayanan aynı tarihli taahhütname imzalatıldığını, müvekkilinin şirket hisselerini devretmesinden sonra şirket ödemelerinden dolayı bir sorumluluğunun kalmadığını, taahhütnamenin de devir sözleşmesinden sonra hükümsüz hale geldiğini, takibe konu edilen çekin davalı şirket tarafından ödenmesinden sonra,22.04.2002 tarihli taahhütnameye dayalı olarak müvekkili hakkında haksız icra takibini yaptığını, haciz baskısı altında 250.000.000-lira alacaklı vekiline ödeme yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine,250.000.000. liranın iadesine, haksız icra takibin iptaline ve kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacının ödemesi gereken borcu çek alacaklısına ödediğini, davacının bu borcu ödemeyi yazılı olarak taahhüt ettiği halde ödemediği için hakkında icra takibi yapıldığını, müvekkili şirketin yeni ortaklarından olan dava dışı A. Süren'in şirket hisselerini taahhütnamede yazılı çek bedellerinin şirket kasasına veya çek alacaklılarına davacı tarafından ödenmesi karşılığı aldığını, davacının çek bedellerini şirkete veya alacaklıya ödemediğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının hissesini devretmesinin davalı şirkete karşı verdiği 22.04.2002 tarihli taahhüdünü geçersiz kılmayacağı, şirket tarafından ibra edildiği ve ayrıca 250.000.000 lira harici ödemenin kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10.YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy