(1163 S. K. m. 45, 49, 51, 52, 53) (818 S. K. m. 19, 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.12.1999 tarih ve 1998/711-1999/1388 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin 156 üyesi bulunan davalı kooperatifin üyesi olduklarını, 156 üyenin 55'inin Yüksekalan Mahallesi'ndeki kısma, diğer kalanların ise Meltem Mahallesi'ndeki kısma üye olduklarını, müvekkillerinin ve Yüksekalan Mahallesi'ndeki kısma üye olanların haberleri olmaksızın 14.06.1997 tarihinde yapılan kooperatif olağan genel kurulunda Yükselen Mahallesi'ndeki Sitenin ortak kullanımında olan bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetinin eski yöneticiler olan bir kısım davalılara verilmesinin kararlaştırıldığını, bu karar üzerine 1998 yılında 3653 ada 3 parsel 1 nolu bağımsız bölüm tapusunun davalı Süleyman T.'ya, 3661 ada 3 parsel 2 nolu bağımsız bölüm dükkanın tapusunun davalı Ali E.'e, 3661 ada 3 parsel 2 nolu bağımsız bölüm dükkanın tapusunun Ahmet S. mirasçıları olan davalılar Nuriye, Erdem, Gazanfer S. ve Arzu T.'na, 3656 ada 3 parsel 21 nolu bağımsız bölüm dükkanın tapusunun ise davalı Yusuf Küçükurt'a tahsis suretiyle verildiğini, genel kurulun 36 kişi ile toplandığım, bu nedenle nisap sağlanmadığını, alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurulda bağımsız bölümlerle ilgili olarak alınan tahsisi kararlarının ve tahsis kararına dayalı olarak verilen bağımsız bölüm tapularının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan kooperatif temsilcileri, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ali E. vekili ve dahili davalı Selma T., davanın reddini savunmuş, davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, 14.06.1997 tarihli genel kurulda alınan kararlara karşı davacıların muhalafet beyanında bulunup, bunu zapta geçirmedikleri, davanın 1163 sayılı kooperatifler Kanunu'nun 53 ncü madde hükmü uyarınca hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin 14.06.1997 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan tahsis kararlarının ve tahsis kararlarına bağlı olarak verilen tapuların iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun toplantı yeter sayısına ilişkin 45, temsile ilişkin 49, kararların geçerliliğine ilişkin 51 ve ortakların paylarının artırılmasına ilişkin 52 nci maddelerindeki hükümler emredici nitelikte olduğundan, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, B.K.nun 19 ve 20 nci maddeleri hükümleri gereğince, mutlak butlanla sakattırlar ve iptalleri için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir.
Somut olayda, davacının iddiası anılan genel kurulda 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45 nci ve 51 nci maddelerindeki nisaba uyulmamış olduğu noktasında toplanmış bulunmasına göre, bu davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmasına gerek bulunmamaktadır.
O halde mahkemece işin esasına girilerek, davacının batıllık iddiasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy