(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.04.2003 tarih ve 2001/73-2003/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatiften işletme kredisi kullanan müvekkilinin,bu krediye ilişkin olarak gerek bankaya gerekse kooperatif başkanlığına ödemeler yaptığını, ödemeler hiç yapılmamış gibi yeniden aleyhine icra takibi başlatıldığını, ceza tehdidi karşısında yeniden ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek,1.845.000.000 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin açılan istirdat davasında sıfatının bulunmadığını, takibin Halk Bankası Kilimli Şubesi tarafından yapıldığını, davacının ödemelerini ispat etmesi gerektiğini, önceki yönetimin zimmetten yargılandığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kredi borcuna ilişkin fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 785.183.053 TL davalıdan nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcunun icra takibi sonucu ceza tehdidi altında tekrar ödenmek zorunda kalındığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Davacının kredi borcuna ilişkin olarak davalı tarafa 23.07.1999 tarihinde 320 milyon TL ve 23.01.2000 tarihinde ise 300 milyon TL ödeme yaptığına dair belgeler esas alınarak düzenlenen rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan belgelerde davalı kaşesi yer almasına rağmen, tek başına imzası bulunan Bahattin Yılmaz'ın kim olduğu, davalı kooperatifi temsile yetkili olup olmadığı araştırılmamıştır. Ödendiği iddia edilen paraların kooperatif kayıtlarına girip girmediği de tespit edilmemiştir. Ayrıca, karara esas alınan ve hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen raporda icra takip dosyasında takibe konulan kredi taksitleri, önceki ve sonraki ödemeler etraflıca açıklanmamış, hesaplama denetlemeye elverişli şekilde de yapılmamıştır. O halde mahkemece, rapora yönelik davalı vekilinin ciddi itirazları da dikkate alınarak, davacının dayanağı belgelerde imzası olan kişinin davalı kooperatifteki sıfatı araştırılıp temsile yetkili olup olmadığının belirlenip, gerektiğinde kredinin kullanıldığı banka kayıtları dahil olmak üzere davalı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde muhasebeci bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp,davacının uyuşmazlık konusu krediyle ilgili ödemelerinin ne kadar olduğunun, haricen kredi borcuna mahsuben ödediğini iddia ettiği paraların davalı kooperatifin hesabına geçirilip geçirilmediğinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy