(4077 S. K. m. 3, 10, 23/1, 23/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 2 Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.11.2003 tarih ve 2001/823-2003/708 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi alacağı temlik olan TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 28.05.1993 tarihli dövize endeksli bireysel kredi sözleşmesi ile 241.000.000 TL kredi kullandığını, bunun faiziyle birlikte 24.108. ABD Doları tuttuğunu, beş yıl vade yapıldığını aylık ödemelerin 492 Dolar takside bağlandığını, müvekkilinin başlangıçta ödemelerini kolaylıkla yaparken 1994 yılı Ocak ayından sonra dövizde meydana gelen yükselme nedeniyle ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü, kendini zorlayarak ve dövizle borçlananlara kolaylık getirecek yasal düzenlemeleri bekleyerek ödemelere devam ettiğini, ancak böyle bir gelişme olmadığını dövizin artmasına karşılık aldığı evin değer kazanmadığını ve edimler arasında aşırı dengesizlik oluştuğunu ileri sürerek 03.01.1994 tarihinden itibaren aylık ödemelerin 5.360.911 TL olarak belirlenmesini, o tarihten bu yana ödenen fazla paranın istirdadını, bu istek kabul edilmediği taktirde, sözleşmenin 03.01.1994 tarihindeki kur baz alınarak uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını ve tacir olan davacının bu nedenlere dayalı uyarlama talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25.09.2001 gün ve 2001/5250-7145 sayılı kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir
Kararı, alacağı temlik alan TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dövize endeksli konut kredisi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.
Kararı temyiz edilen Manisa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen hükümden sonra, 4077 sayılı Kanun'un 3'ncü maddesinde, 4822 sayılı kanunla yapılan değişiklik ile konut kavramı mal kavramına dahil edilmekle, konut kredisi 10 ncu maddede düzenlenen tüketici kredisi kapsamına alınmış olup, bu durumda, aynı kanunun 23/1 nci madde hükmü karşısında bu davaya bakmak, tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir. Öte yandan bu davalar aynı kanunun 23/2 nci madde hükmüne göre, harçtan muaftır.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 26.06.1995 tarih ve 437 sayılı kararına göre, tüketici mahkemesi kuruluncaya kadar bu mahkemelerde görülmemiş gereken davalara o yerde var ise Ticaret mahkemesinin, yok ise sadece 1 ve 2 nolu asliye Hukuk mahkemesi bulunan yerler için 1 nolu, üç yada daha fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerler için, üç nolu Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerekmektedir. İskenderun'da müstakil ticaret mahkemesi de bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, İskenderun'da sadece 1 ve 2 nolu Asliye Hukuk Mahkemesi varsa, bu davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir ara kararı verilerek, yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde davanın ele alınması, sonucuna göre karar verilmesi, 3 ve daha fazla Asliye Hukuk mahkemesi varsa, görevsizlik kararı verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, alacağı temlik alan TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, (2) NOLU bentte açıklanan nedenle, alacağı temlik alan TMSF vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalıdan harç alınmasına mahal olmadığına, 14.02.2005 tarihinde oy birliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy