(6762 S. K. m. 1332) (818 S. K. m. 73) (1086 S. K. m. 10, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2002/418 - 2003/714 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan % 95 kar paylı ve dövize endeksli emeklilik sigorta sözleşmesi uyarınca, poliçelerin bitim tarihi olan 27.12.2001 tarihinde müvekkilinin teminat altına alınan haklarının davalı tarafından ödenmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikamet yeri itibarıyla Kartal İcra Daireleri ve Kadıköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili oluğunu, müvekkilince Poliçe Teknik Şartnamesi ve Özel Şartlar uyarınca yapılan hesaplama sonucunda ( 3.095.562.965 )TL iştira tutarı ( 1.660.225.902 )TL. kar payı tutarı olmak üzere toplam ( 4.755.788.867 ) TL'yi ödemeye hazır olduklarını ve bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Hayat Sigortası Genel Şartlarının B-9. maddesi uyarınca tüm belgelerin verilmesinden sonra 10 gün içinde kesinleşmiş tazminatın ödeneceğini ve davacının bu yükümlülüğe uymaması nedeniyle faiz talep edemeyeceğini, alacağın likit olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sözleşmenin tanzim yeri, acentenin ikametgahı ve alacaklının ikametgahı dikkate alınarak HUMK'nın 10, 17. ve BK'nın 73. maddeleri uyarınca davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, davanın 01.01.2001 tarihindeki ABD Doları kur karşılığı hesabına göre ( 3.095.542.684 ) TL. birikim kapitali ve ( 2.554.262.804 ) TL. kar payı talep edebileceği, poliçe hükümlerine göre davalı sigortacının poliçenin sona erdiği 27.12.2001 tarihinden itibaren 10 gün içinde ödeme yapmak zorunda olduğu, bu durumda 07.01.2002 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı sigortacının alacak miktarını hesaplayabilecek durumda olması nedeniyle alacağın likit kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile ( 5.649.805.488 ) TL asıl alacağın ve ( 1.021.673.159 ) işlemiş faizin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 70 oranını aşmayan ve değişen oranda reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve alacağın önceden belirlilik vasfını taşımasına ve faize yönelik itirazın da haksız çıkması durumunda faizli toplam üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin zorunlu olmasına ve dava konusu sigorta sözleşmesinin davalının Ankara'da ikamet eden acentesi tarafından akdedilmesi karşısında, mahkemece davalının yetki itirazlarının reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışına kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, dövize endeksli emeklilik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde müvekkilinin ( 3.095.562.965 ) TL. iştira tutarı, ( 1.660.225.902 ) TL. kar payı tutarı ödemeyi kabul ettiği açıkça bildirilmiş ve mahkemece hükmedilen iştira tutarına ilişkin herhangi bir temyiz itirazında bulunulmamıştır. Mahkemece, talep edilebilecek kar payı tutarının tespiti amacıyla görüşüne başvurulan bilirkişinin sıfatı ise, bu konuda görüş bildirmeye yeterli değildir. Zira kar payı birikimi, matematik karşılıkların yatırıldığı varlıkların yıl içerisinde elde edilen gelirlerinin yönetmelik hükümleri ve genel kabul görmüş muhasebe kurallarına göre net yatırım geliri olup, hesaplanması, ilanı, varlıkların değerleme yöntemleri Hazine Müsteşarlığınca belirlenmekte ve bu formüle göre hesaplanmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, sigorta hukuku konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı vekilinin kar payı hesabına ilişkin esaslı itirazları karşılanmak, bu hesaplama sonucunda da cevap dilekçesindeki açık kabul beyanı karşısında davacı yararına hükmedilecek kar payı tutarının ( 1.660.225.902 ) TL'den az olamayacağı gözetilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kuruması doğru olmamıştır.
3- TTK'nın 1332/son ve Hayat Sigorta Genel Şartlarının B/4 maddesi uyarıca sigortacı, masrafı hak sahiplerine ait olmak üzere tüm belgelerin verilmesinden sonra, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kesinleşmiş tazminatı 10 gün içinde hak sahiplerine öder. Mahkemece, davalı sigortacının temerrüt tarihinin bu ilke doğrultusunda tespiti gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.O2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy