(6762 S. K. m. 1035, 1055, 1262)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.10.2003 tarih ve 2000/798-2003/1552 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve mukabil davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, davalıya ait emtianın Ankara-Ukrayna arası taşımasının müvekkilce gerçekleştirildiğini, toplam (16.000) ABD Doları olan taşıma ücretinin (8.000) ABD Dolarının davalı tarafından ödendiği halde kalan kısmın ödenmediğini ileri sürerek (8.000)ABD Dolarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; yükleme ve istiflemenin dava dışı Uda Mak.A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle dava konusu hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını kaldı ki davacının tüm zararını dava dışı sigorta şirketinden tahsil ettiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; müvekkile ait emtianın taşıma işinin davacıya ait beş tır ile yapılmasının kararlaştırıldığını, yüklemenin bizzat davacı tarafından yapıldığını, beş tırdan birisinde bulunan emtianın istifleme hatası nedeniyle M/V Selçuk isimli gemideyken meydana gelen hava şartları dolayısıyla güverteye dökülerek tamamen hasarlandığını, usulüne uygun taşıma yapmayan davacının müvekkilden alacaklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise, devrilen tır dolayısıyla müvekkil şirketçe mükerrer gümrük masrafı yapıldığını ayrıca malın yeniden üretimi nedeniyle müvekkilin yaklaşık dört aylık finansman zararına uğradığını, malların başka bir tır ile tekrar taşındığını ayrıca 5 tırdaki toplam mal bedellerini geç tahsil ettiklerini ileri sürerek şimdilik (5.338.194.450.)TL ile (2.150) Doların temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının taşıma işlemini yerine getirip emtiaları Ukrayna'ya ulaştırdığı, emtiaların alıcı tarafından alınmadığı sabitse de yine davacı tarafından ve davalının isteği üzerine geri getirilip ordino ile davalı yana verildiğinin de tartışmasız olduğu, bu durumda davacının bakiye navlun ücretine hak kazanacağı, birleşen davadaki talep yönünden ise davalının yük hasarı nedeniyle zararını dava dışı sigortacısından karşıladığı, bunun dışında karşılanmayan zararı ile ilgili talepler yönünden ise, tırın yüklendiği geminin maruz kaldığı deniz halinden dolayı tırın devrilmesiyle meydana gelen hasardan TTK'nun 1063/1.maddeleri uyarınca taşımayı yapanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, (8.000)ABD Dolarının temerrüt faiziyle davalı-karşı davacıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, ödenmeyen bakiye navlun ücretinin tahsili, karşı dava ise hasarlanan mal nedeniyle uğranılan ve dava dışı sigorta şirketince karşılanan ve hasar bedeli dışında kalan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar emtiadaki hasarın deniz halinden kaynaklandığı ve taşımayı yapanın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmişse de, dosyada bulunan fotoğrafların incelenmesinden taşımayı gerçekleştiren tırın devrilmediği, sadece dorsesinde bulunan yükün, tırın tentesini de yırtarak güverteye düştüğü anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı vekilinin, dava konusu tırın her iki yanındaki tırların neden devrilmediği konusundaki itirazı da bilirkişilerce karşılanmamıştır. Ancak istif hatasından kaynaklansa dahi, Dairemizin istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca, davacı-karşı davalı taşıyıcının da yüklemeye nezaret yükümlülüğü dolayısıyla müterafik kusuru vardır ve tazminat miktarından bu kusuru oranında sorumlu tutulmalıdır. O halde mahkemece, karşı dava yönünden davacı-karşı davalının sorumlu olup olmayacağı üzerinde durularak, sorumlu bulunduğu sonucuna varılırsa karşı davadaki talepler ayrı ayrı incelenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelmeye dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy