(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 159) (7201 S. K. m. 35, 55)
Dava: Taraflar Arasında Görülen Davada Beyoğlu Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce Verilen 29.12.2003 tarih ve 2003/295-2003/950 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şerife tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının TTK'nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı Şerife tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tebligat Kanunu'nun 35. ve Tüzüğün 55. maddesi uyarınca kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse adresini değiştirir ve yeni adresini kaza merciine bildirmezse bundan sonraki tebliğler bildirilen eski adrese yapılır. Ayrıca tebliğ memuru Tüzüğe ekli 6 numaralı örneğe göre düzenlenerek tebliğ evrakının bir nüshasını kapıya talik eder ve bu durumu tebliğ evrakına şerh eder. Somut olayda mahkemece geçerli bir tebligat yapılmadan aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmasına karar verilmesi ve tebliğ, evrakına yukarıda belirtilen hususun tebliğ memurunca şerh edilmesi nedeniyle, 24.07.2003 tarihli tebligatı geçerli saymak mümkün değildir. Bu durumda davalı Şerife Topçu'ya dava dilekçesi 24.12.2003 tarihinde tebliğ edilmiş kabul edilecektir. HUMK.'nun 195. maddesi uyarınca davalı cevaplarını, dava dilekçesinin kendisine tebliği tarihinden itibaren 10 gün içinde mahkeme kalemine bildirmek zorundadır. Buradaki süre, aynı zamanda davalıya savunmasını hazırlayabilmesi için tanınmış bir hak niteliğindedir. Bu durum karşısında mahkemece 29.12.2003 tarihinde ve 10 günlük cevap süresi henüz dolmadan, davalının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davalı Şerife'nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Şerife'nin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Şerife'nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy