(3095 S. K. m. 2/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2003 tarih ve 2002/555-2003/1081 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı konutun aşırı yağan yağmur sonucu uğradığı ( 2.195.500.000 ) TL. hasar bedelinin usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının hasar talebinin sigorta teminatında kaldığı, alacağın likid nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının ( 2.195.500.000 ) TL. asıl alacak, ( 786.770.959 ) TL. temerrüt faizi üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %60 yıllık faiz uygulanmasına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, uyuşmazlığın sigorta sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteminden kaynaklanması nedeniyle 4489 Sayılı Kanun ile değişik 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca davacı tarafça avans faizi talep edilmesi mümkün olup, takip tarihi itibariyle talep edilen %60 oranındaki faizin, aynı tarih itibariyle reeskont faizi oranını aşmış ancak avans faizi oranının altında kalmış olması karşısında davacının avans faiz talep etmiş olduğunun kabulünün gerekmesine, avans faizi oranında meydana gelecek düşme halinin icra müdürlüklerince dikkate alınacağının tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması bilirkişilerce yapılacak incelemeye ve mahkemece takdir olunmasına bağlı bulunduğundan ve gerek icra takibi tarihinde gerekse dava tarihinde tazminat alacağı henüz likit halde bulunmadığından, mahkemece davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü il kararın davalı sigortacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy