(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2003/155-2003/634 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, üyeliği sırasında ödediği 3.450.000.000.TL aidat alacağı için başlatılan takibin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aidat borcunun ana sözleşmeye göre borcun muaccel olmadan takip başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kooperatifin ihtarname ile borcu ödemeyeceklerini bildirmekle temerrüde düştüğü için takibin geçerli olduğu gerekçesiyle, katılım payı düşüldükten sonra davacının ödediği aidattan 2.318.471.049 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle takibin bu meblağ üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üyelikten ayrılan ortağın ödemiş olduğu aidatın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kooperatif ana sözleşmesinin 15 nci maddesi kapsamında, davacının istifası noter aracılığı ile yönetim kuruluna gereken sürenin çok öncesinde bildirilmiş ise de 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. ve ana sözleşmenin 15. maddelerine göre aidat iadesi, ancak davacının ortaklıktan ayrıldığı 2002 yılı bilançosunun, genel kurulca kabulünün üzerinden bir ay geçmesinden sonra muaccel olacağından, takibin bu tarihte başlatılması gereklidir. 2002 yılı bilançosunun 11.01.2003 tarihli genel kurulda görüşülmesine ve davacının icra takibini 29.01.2003 tarihinde başlatmasına göre, icra takibinin alacak muaccel olmadan başlatıldığı ortadadır.
Öte yandan, davalı kooperatifin 21.01.2003 tarihli ihtarname ile aidat bedellerini ödemeyeceklerini bildirmesi, takibi benimseme olmadığına göre, alacağı, yasal süresi gelmeden muaccel hale getirmemektedir.
Bu durum karşısında, yatırılan aidatın iadesini isteme hakkı doğmadan, alacak muaccel olmadan, başlatılan icra takibi nedeniyle açılan bu davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hükmün kurulması bozmayı gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy