(2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 133)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2003/896-2003/1782 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik-sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, müvekkilinin aracına çarpması sonucu oluşan zararın tazmini için açılan davada, istenilmeyen 500.775.000.TL faiz bedelinin bulunduğunu ileri sürerek, bu meblağın faiziyle davalılardan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava tarihinden geriye doğru son bir yıl için hesaplanan 260.280.000.TL faiz alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılardan sigorta vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava, 2918 sayılı KTK. kapsamında, trafik kazası nedeniyle açılan ve sonuçlanan tazminat davasında unutulan, anılan tazminatın temerrüt faizi istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.'nun 109 ncu maddesine göre, bu kanun kapsamında her türlü tazminat istemleri için 2 yıllık zamanaşımı öngörülmüş olup, bu süre kaza tarihinden itibaren işlemeye başlar. Öte yandan, BK.nun 133 ncü maddesi kapsamında bir alacağın faizi de asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabi olup, asıl alacağa ilişkin davanın açılması, faiz alacağının zamanaşımını etkilememektedir.
Somut olayda, tazminatı doğuran kaza 07.12.2000'de olmuş ve tazminat alacağının faizine ilişkin bu dava 14.05.2003 tarihinde açılmıştır. Buna göre, asıl alacağa bağlı olarak faiz alacağı zamanaşımına uğramış olup, temyiz eden davalı sigorta açısından bu yöndeki itirazının kabulüne karar verilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm ve davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda, ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin tüm ve davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy