(6762 S. K m. 1301) (818 S. K m. 50)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2002/398-2003/863 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Sedat Menteş vekili ile Cemalettin Günal vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı, davacı vekili ile davalılardan Sedat Menteş vekili ve Cemalettin Günal vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Sedat Menteş vekili ve davalı Cemalettin Günal'ın bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalıların kusurları oranında tazminattan sorumluluklarına karar verilmiştir.
BK.nun 50/1. maddesine göre, birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müteselsilen sorumlu olurlar.
Somut olayda, sigortalı araç ışıkta beklemekteyken, kazaya karışan diğer iki araçtan birinin diğerine, kavşaklardaki geçiş kuralların uymamaları ve hızı ayarlamamaları nedeniyle çarpışmaları sonucunda, araçlardan birinin savrularak sigortalı araca çarpması sonucu bu araç hasar görmüştür. Buna göre kazada davalıların kusurları birbirinden bağımsız olarak değerlendirilemeyecek nitelikte olup, kaza zincirleme kaza niteliğini taşımaktadır. Kazanın oluş biçimi itibariyle kusurlar arasındaki sıkı bağlantı nedeniyle kazada kusuru bulunmayan sigortalıya ait araçta meydana gelen zararlar açısından, birlikte hareket unsuru gerçekleşmiş olup, bütün davalılar müteselsilen sorumludur.
Bu durumda mahkemece, davalı her iki aracın sürücü, işleten ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan tüm davalılar bakımından davanın müteselsilen kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı biçimde kusur oranına göre tazminatın paylaştırılarak hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Sedat vekili ve davalı Cemalettin'in bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde davacıya iadesine, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy