(1163 S. K. m. 17) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Edirne Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.09.2003 tarih ve 2002/414-2003/416 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin üyeliğinden çıkarıldığını, 4.220.000.000.TL toplam aidat ve 490.000.000 TL işlemiş faizi alacağı bulunduğunu, bu hususta girişilen icra takibinin davalının, haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif genel kurulunca, ödemenin, 30.11.2002 tarihinde yapılacağına ilişkin karar alındığını, alacağa değil vadesinin gelmediğini itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı kooperatifin ödeme yapması halinde, kooperatifin zor durumda kalması durumunda erteleme yapılabileceği, böyle bir durumun olmadığı, alacağın aslının ödendiği gerekçeleriyle, itirazın faiz ve giderler bakımından takibin devamına ve asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif üyeliğinden ayrılan davacının, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi hükmüne dayalı olarak belirlenecek alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davada, davacının, davalı kooperatif üyeliğinden ihracı ve takip tarihine göre, alacak muaccel olduktan sonra takip başlatılmıştır. Davalı kooperatif, genel kurulda alınan karar gereği ayrılan üyelerin aidat iadelerinin 30.11.2002 tarihinde yapılacağı ve bu vadenin gelmediği gerekçesiyle takibe itiraz ettikleri savunmuştur.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, alınan genel kurulu kararına ilişkin olarak, davacı ortağa yapılacak ödemenin, kooperatif mevcudiyetini tehlikeye sokup sokmayacağı yeterince araştırılmamış, bilirkişi raporunda hiçbir hesaplama ve değerlendirme yapılmaksızın, bu husus mahkemeye bırakılmıştır.
Oysa, bu durumda mahkemece, kooperatif ve muhasebe işlerinden anlar uzman bilirkişi yada bilirkişilerden oluşturulacak kurul aracılığıyla, ayrılan ortak yada başka ortaklara kooperatifçe yapılacak ödemelerin, kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususunun açığa çıkarılması konusunda denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
3- Öte yandan, mahkemece, dava sırasında asıl alacak ödenmiş olduğuna ve birikmiş faiz ve giderlere ilişkin takibin devamına karar verilmesine göre, dava dilekçesi ve takip talebindeki açıklamalara göre, BK.nun 104/son maddesi hükmüne aykırı olarak, faize faiz uygulanmasına karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy