(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.09.2003 tarih ve 2002/892-2003/1122 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, kendisine isabet eden dairenin verilmemesi amacıyla aidat ödenmediğinden bahisle ihtarlar gönderilerek ihraç edildiğini, ihraç kararının haksız olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihracın usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının kooperatif müteahhiti ile yaptığı sözleşmenin kooperatifi bağlamayacağı, buna dayanarak kooperatiften talepte bulunamayacağı, aidat yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, ihtarlara rağmen ödemede bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kooperatiften ihracının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı kooperatif üyesi olmasına rağmen dava dışı müteahhit ile yaptığı 18.05.2001 tarihli sözleşmeye dayanarak kooperatifteki dairesinin taahhüt edilen sürede verilmemesi nedeniyle kendisinin de ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ileri sürmüş ise de mahkemece de isabetli olarak benimsendiği üzere dava dışı müteahhit ile yapılan sözleşmedeki hükümlerin davalı kooperatifi bağlamayacağı ve davacının tüm kooperatif üyeleri gibi ödeme yükümlülüğünün devam edeceği mutlaktır. Bu nedenle davacıya ihtarnameler gönderilerek ödeme yapmasının istenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davalı kooperatif davacıya gönderdiği ihtarnamelerde istenilen aidat miktarının bir kısmına %20 gecikme faizi uygulamıştır. Oysa yapılan bilirkişi incelemesi ile anılan dönemde genel kurulca karar altına alınan faiz oranının %15 olduğu, dolayısıyla kooperatifin ihtarnamesinde istediği miktarın yerinde olmadığı saptanmış ise de, mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır. O halde mahkemece bilirkişi raporuna davalı kooperatifin yaptığı itiraz nazara alınarak araştırma yapılarak uygulanması gereken faiz oranının ne olduğu ve dolayısıyla ihtarnamede istenen miktarın yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabul ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy