(6762 S. K. m. 449) (1163 S. K. m. 36, 81)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karaman Asliye 1 Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2003 tarih ve 2003/325-2003/403 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ticaret Sicili Memurluğu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan İsmail ile Nilüfer'in tasfiye kurulunu oluşturdukları dava dışı kooperatifin üyesi müvekkiline kurada isabet eden dairenin müvekkili adına tapuya tescili yapılmadan kooperatifin sicilden terkin edildiğini ileri sürerek, davalılardan İsmail ve Nilüfer'e tescil işlemleri için yetki belgesi verilmesine, olmazsa kooperatifin tasfiye ve terkin işleminin iptali ile tekrar sicile kaydının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar İsmail ve Nilüfer, davayı kabul etmişlerdir.
Ticaret Sicil Memurluğu, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 24.03.2003 tarih 2002/10329 esas 2003/2773 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davaya konu kooperatifin tapu kayıtlarının bireyselleştirilmeyerek kooperatif üzerinde bırakıldığı bu şekilde tasfiye işlemlerinin eksik bırakılmış olduğu, kooperatifin ihyasının gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile tasfiye ve terkin işleminin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı kooperatif kişiliğinin ihyasına ilişkindir.
Bu tür davalarda, davalılardan ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumunda olup, davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. Zira sicilin, istem üzerine ihyaya ilişkin karar alıp, kooperatifi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamakta olup, davacının bu yöndeki istemini reddetmesi doğrudur. Davacıya ret yönünde yanıt vermesi, sicilin, ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği şeklinde değerlendirilemez.
Dava, TTK.nun 36 ncı maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılardan sicil yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün ikinci, üçüncü, dördüncü bentlerinde yer alan davalılardan kelimesinden sonra gelmek üzere İsmail Öz ve Nilüfer Çetinkaya'dan kelimesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy