(6762 S. K. m. 817, 1019)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2002 tarih ve 2002/325-2002/827 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin armatörü davalının ve dava dışı 3. firmaların kiracısı olduğu Bülent Kalkavan, Kaptan Osman Bahri ve Ayberk Kalkavan isimli gemilere katı ve sıvı atık boşaltması hizmeti verilmediği halde haksız yere para tahsil edilip kira bedelinden mahsup yapıldığını, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağını, davacı talebinin de zamanaşımına uğradığını, talebin haksız olduğun savunarak, davanın reddini istemiş, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 06.05.2002 tarihli ilama dayanılarak, takip konusu 1995, 1996 ve 1997 yıllarına ait faturaların düzenlendiği tarih ile dava tarihi arasında bir yıldan fazla süre geçtiği, faturaları alan davacının en geç fatura tarihinde mahsup ve ödemelerden haberdar olduğu, takibin zaman aşımı süresi dolduktan sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zaman esaslı tanker kira sözleşmesine ( zaman esaslı çarter parti ) aykırı olduğu ileri sürülen mahsupların tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, faturaların düzenlendikleri tarihler itibariyle bir yıllık süre içinde takibe geçilmediği gerekçesiyle davalının zamanaşımı savunması kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı savunmasına konu işlemlerin yanlar arasındaki sözleşme uyarınca her ay davacıya ödenmesi gereken ücretten yapılan mahsuplara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda zamanaşımının her mahsup için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemenin bu yöne ilişkin değerlendirilmesi doğru ise de zamanaşımının tespiti için yaptığı inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, mahsupların yapıldığı aylarda bakiye ücret, mahsuplar yapıldıktan sonra davacıya ödendiğinden, davacının ancak bu ödeme tarihlerinde mahsuplardan haberdar olduğunun ve zamanaşımının her mahsup işleminden sonra yapılan ödeme tarihlerinden itibaren başladığının kabulü gerekmektedir. Bu durum karşısında mahkemece, icra takibine konu mahsup işlemlerinin yapıldıkları ve bakiye ücretlerin ödendiği tarihler, her işlem için ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle davalının zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy