(818 S.K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.2.2004 tarih ve 2001/473 - 2004/81 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Sigortası ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığını, ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 2.608.109.030.-TL.sının faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, taşınan emtiaların 2.8.2000 tarihinde hasarsız ve tam olarak davacının sigortalısına teslim edildiğini, sigortalının çekince koymadığını, hasar tutanağında müvekkili şirketin yetkilisinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin ambalaj hatasından sorumlu olmadığını, riziko tarihinden sonra poliçe düzenlendiğini ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, abonman sözleşmesinde spesifik poliçenin prim ücreti tahakkuku amacıyla düzenleneceği hüküm altına alınmamış bulunduğundan davacının halef olmasının mümkün olmadığı ve poliçenin kazadan sonra düzenlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, abonman sözleşmesinde spesifik poliçenin prim ücreti tahakkuku amacıyla düzenleneceği hüküm altına alınmamış bulunduğundan davacının halef olmasının mümkün olmadığı ve poliçenin kazadan sonra düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile Sigortalısı Ereğli Demir Çelik Fabrikası arasında düzenlenen 10.4.2001 tarihli ibraname belgesiyle davacı şirket, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, Dava dışı mal sahibi, Ereğli Demir Çelik Fabrikası dava konusu taşıma ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını B.K.nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı sigorta şirkete temlik etmiştir. Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır. O halde mahkemece, davacının tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek, işin esasına girilip, iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, halefiyetin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy