(1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.12.2003 tarih ve 2000/525-2003/860 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve mukabil davacı V. C. Gökkaya vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada müvekkili A. Saraççı ile K. Aykut'un ortaklaşa yaptırdıkları teknenin sair aksesuarının takılması için 1998 yılında davalılardan C. Gökkaya'nın Klüp Marin isimli deposuna konulduğunu, bu arada müvekkilinin K. Aykut'un yarı hissesini noter sözleşmesi ile alarak tekneye tek başına malik olduğunu, müvekkilinin 2000 yılında kışlama ücretini temin edip depoya gittiğinde, teknenin davalılardan A. İpek'e satıldığını öğrendiğini, anılan davalının teknenin başkasına ait olduğunu bilerek satın aldığını, kışlama ücretinin toplam 700.000.000-lira civarında olduğunu ileri sürerek, teknenin aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde şimdilik, 3.000.000.000-liranın davalılardan C. Gökkaya'dan temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan C. Gökkaya vekili, dava konusu teknenin kabuk halde iken davacının elemanları tarafından müvekkilinin deposuna konulduğunu, teknenin 3 yıla yakın bir süre kimse tarafından sorulmadığını, teknenin kışlama parası kabuk haldeki tekne parasını geçince, müvekkilince teknenin bir kısmı tamamlanarak diğer davalı A. İpek'e satıldığını, davacının bildirdiği bedellerin hayali bedeller olduğunu, diğer davalı A. İpek vekili ise, müvekkilince, teknenin fatura karşılığı davalı C. Gökkaya'nın şirketinden satın alındığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Birleşen davada davacı şirket temsilcisi, davalılardan K. Aykut tarafından müvekkili şirketin deposuna konulan teknenin kışlama ücretinin ödenmediğini, ayrıca teknenin yenileme ve tamamlama işlemleri karşılığı 1.000.000.000-lira dolayında harcama yapıldığını, dava konusu teknenin şirkete tesliminden yaklaşık bir yıl sonra diğer davalıya devredildiğini öğrendiklerini ileri sürerek, 6.000.000.000-lira kışlama bedeli ve 100.000.000-lira onarım bedelinin temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılardan K. Aykut vekili, müvekkilin dava konusu tekne ile bir ilişkisinin bulunmadığını,15.10.1998 tarihli noter sözleşmesi ile diğer davalıya devrettiğini savunarak, davanın husumet ve zamanaşımı yönlerinden reddini istemiştir.
Diğer davalı A. Saraççı, teknenin kendisine ait olduğunu savunmuştur,
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, kaba işçiliği bitmiş dava konusu teknenin davalılardan C. Gökkaya'nın işyerine muhafaza edilmek üzere bırakıldığı, uzun süre alınmaması üzerine davalı C. Gökkaya'nın tekneyi diğer davalı A.'a sattığı, A. İpek'in tekneyi kötü niyetle aldığının sübuta ermediği, teknenin bırakıldığı 25.01.1998 tarihinden satıldığı 11.02.2000 tarihine kadar kışlama ücretinin 770.000.000-lira, dava tarihi itibariyle teknenin değerinin 6.000.000.000-lira olduğu gerekçesiyle, asıl davada A. İpek, birleşen davada K. Aykut aleyhine açılan davaların husumet yönünden reddine, asıl davada tekne bedeli olan 3.000.000.000-liranın davalılardan C. Gökkaya'dan temerrüt faizi ile tahsili ile davacı A. Saraççı'ya verilmesine, birleşen davada ise 770.000.000-lira kışlama ücretinin davalılardan A. Saraççı'dan temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalılardan C. Gökkaya, birleşen dava da davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, teknenin aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili, birleşen dava ise, kışlama bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Ali Saraççı vekili, asıl davada, teknenin aynen iadesini mümkün bunun mümkün olmaması halinde, 3.000.000.000-liranın davalılardan V. C. Gökkaya'dan tahsilini istemiş, bu davalı tarafından yargılama sırasında anılan tekneyi, kışlama yapılmak üzere kabul edenin ve satanın kendisi olmayıp, ortağı bulunduğu birleşen davanın davacısı olan Clup Marin İzmir Yat San. Tic. Ltd. olduğunu savunarak husumet itirazında bulunmuş olup, mahkemece, bu itiraz üzerinde durulmaksızın anılan davalı hakkında yazılı şekilde kara verilmiştir.
Oysa dava konusu teknenin satışına ilişkin dosya arasında bulunan 11.02.2000 tarih ve 2711 nolu faturadan da anlaşıldığı üzere, diğer davalı A. İpek'e satışı yapanın yukarıda adı anılan şirket olduğu, teknenin bırakıldığı yerinde anılan şirketin faaliyette bulunduğu alan olduğu gözetilip, husumet itirazının kabulüne karar verilmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Aynı vekilin birleşen davadaki temyiz itirazlarına gelince; hükmün neleri içermesi gerektiği, HUMK'nun 388 nci maddesinde gösterilmiştir. Adı geçen maddenin 2 nci fıkrası, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile açık adreslerinin açıkça yazılacağını hükme bağlamıştır. Hükmün, HUMK'nun 388 nci maddesine uygun kurulması ve yazılması kamu düzenini de ilgilendirmektedir.
Somut olayda gelince, mahkemece, karar başlığında birleşen davanın davacısı olan Clup Marin İzmir Yat San. Tic. Ltd.'nin gösterilmeyerek yukarıda anılan yasa hükmüne aykırı davranılması doğru bulunmamıştır.
Öte yandan, birleşen davada davalılardan A. Saraçcı'nın 06.06.2002 tarihli oturumda tekne ile ilgili aylık 40.000.000-lira ödemeyi kabul ettiğine, yine asıl davada 21.01.2003 tarihli oturumda, aynı davalının birleştirilen dosyada muhafaza ücreti olarak 960.000.000-lira olarak belirlenen rapora karşı bir itirazının olmadığına ilişkin imzalı beyanları gözetilerek, bu beyanlar değerlendirilip kışlama ücretine hükmedilmek gerekirken, yazılı kışlama ücretine hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Diğer yandan, birleşen davanın davacısı şirketin deposuna dava konusu teknenin 25.01.1998 tarihinde konulduğu çekişmesiz olup, asıl davanın davacısı A. Saraççı ile birleşen davanın davalılarından K. Aykut arasında düzenlen teknenin devrine ilişkin noter sözleşmesinin tarihinin ise 15.10.1998 tarihi olduğu gözetilerek, devir tarihine kadar olan kışlama ücretinden davalılardan devreden K. Aykut'un da müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, asıl davada davalılardan V. C. Gökkaya vekilinin teknenin değerine ilişkin olan temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl dava da V. C. Gökkaya, birleşen davada davacı vekilinin (aynı vekil), temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, mümeyyizler yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, tekne değerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy