(6762 S. K. m. 56, 57, 547)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.11.2003 tarih ve 2002/177-2003-1215 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 29.3.1991'de kurulan müvekkili şirketin %30 hissedarı ve müdürü olan davalı Yusuf Akmete'nin başka bir kişi ile beraber davalı şirketi kurup,15.8.1997 tarihinde ilan ettirdiğini, davalı şirketin ünvanının müvekkili şirketin ünvanı ile iltibasa meydan verecek nitelikte olduğunu, ayrıca davacı şirketin ünvanını taşıyan basılı kağıtları ticari ilişkilerinde kullandığını, dolayısıyla bu durumun TTK'nun 56 ve 57. maddelerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca davalı Yavuz Akmete'nin davacı şirketin diğer ortaklarının muvafakati olmadan aynı ticaret dalında kendisi ve davalı şirket adına iş görerek davalı şirketin azası olduğundan TTK'nun 547. maddesini de ihlal ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespit ve men'ine, davalı şirketin Etap Otomotiv Turizm İnşaat İthalat San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanını kullanmasının yasaklanmasına ve bu ünvanın sicilden terkinine, 10 milyar manevi ve 15 milyar maddi tazminatın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Yavuz Akmete vekili, Etap ünvanının davacı şirket kurulmadan çok öncesinden beri müvekkilinin şahıs firmasının ünvanı olduğunu, aslında iltibasa davacının sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, Etap sözcüğünü ilk kez davalı Yavuz Akmete'nin kendi şahıs firmasında kullandığı, daha sonra davacı şirketin kurulmasıyla tasfiye edilmeksizin ticareti terk ettiğinden bu sözcüğün kullanımında öncelikli hakkı olduğu, Etap sözcüğünü ticaret ünvanlarında kullanan başka 68 adet ticaret şirketinin varlığı da dikkate alındığında davacı şirketin, esasen önceki şahıs firmasında bu sözcüğü kullanmış olan davalının da aynı sözcüğü kendi şirketinin ünvanı olarak kullanmasına karşı çıkmasıyla, ünvanın korunmasının tecavüzün men'i kararı ile sağlanmasının mümkün bulunmadığı, dolayısıyla ortada haksız rekabetin olmadığı, davalı şirketin davacı şirkete ait antetli kağıdı ancak araç kirası sözleşmesinde kiraya veren olarak kullandığı, altında davalı şirketin kaşesinin bulunduğu, bunun tek başına davalı aleyhine karar vermeye hukuken yeterli görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespit ve men'iyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bilindiği üzere TTK 56. maddesinde haksız rekabeti, genel olarak aldatıcı hareket ve iyiniyet kurallarına aykırı diğer şekillerde ekonomik rekabetin her türlü kötüye kullanılması olarak tanımlamıştır. Hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler başlığını taşıyan müteakip 57. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla iyiniyet kurallarına aykırı hareketler 10 bent halinde gösterilmiştir. Anılan maddenin 5.bendinde başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek satışa arzetmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak eylemlerine yer verilmiştir. Davalı şirketin ünvanının ile davacı şirket ünvanı ile açık bir şekilde iltibasa meydan verdiği, davacı şirketin davalı şirketten önce kurulup tescil edildiği, şirketlerin iştigal konularının aynı olduğu, davacı şirketin kurucu ortağı ve bir dönem müdürü olan davalı Yavuz Akmete'nin davacı şirketin kurulmasından önceki şahıs şirketinin davacı şirketin kurulmasıyla ticareti terk ederek Etap sözcüğünün davacı şirket tarafından yıllarca kullanılmasına muvafakat ettiği, dolayısıyla bu ibare konusunda öncelikli kullanma hakkı olmadığı, başka şirketlerin ünvanlarında bu sözcüğe yer vermesinin davalı eylemini haklı kılmayacağı gözetilmeksizin yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, ayrıca davacı tarafın davalı Yavuz Akmete'nin davacı şirketin diğer ortaklarının muvafakatini almadan aynı ticaret alanında faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğu için TTK'nun 547. maddesini de ihlal ettiği yönündeki iddiası üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy