(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Dicle Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.01.2004 tarih ve 2003/34-2004/5 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, usulsüz olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihracın usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacıya mali sorumluluklarını yerine getirmesi için ihtar çekilmiş ancak davacının yerine getirmediği, ödeme yaptığını ileri sürmesine rağmen makbuz ile ispatlayamadığı, ayrıca kooperatife rakip olarak taşıma ihalesine devam eden davacının ihracının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca yönelik kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, aidat borcunun istenilen miktarda bulunmadığını, usulsüz ihtarlar sonucu çıkarıldığını iddia etmiş, mahkemece, davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 27 ve Anasözleşmenin 14 ncü maddeleri hükmü gereğince mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların, yapılan ihtarlara rağmen 10 günlük ve 1 aylık sürelerde borcunu yerine getirmediği takdirde üyelikten çıkarılacağı öngörülmüştür. Dairemiz'in yerleşmiş uygulamalarına göre, ihtarlarda belirtilen borcun gerçek borcu yansıtması, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir farkın bulunmaması gerekir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, hükmün yeterli inceleme ve araştırmaya dayandığını söylemek mümkün değildir. Öncelikle davacının, istenilen kadar borcu bulunmadığını iddia etmesine göre, davalı kooperatife ihtarlarda istediği aidat borcunu ne şekilde hesapladığı ve hangi kalemlerden oluştuğu açıklattırılarak, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davacının ödemesi gereken miktarlar ile ödediği miktarın ve varsa gecikme faizinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken sadece tanık beyanlarına dayanılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-) Bunun yanında ihraca konu ihtarlarda davacının Kooperatif başkanlığı yaptığı dönemde kooperatif hesabına aktarılmayan paranın da talep edildiği ve ödenmemesinin de ihraç kararına sebep teşkil edildiği görülmüştür. Kooperatif ana sözleşmesi incelendiğinde bu husus üyenin ihraç nedenleri arasında sayılmamıştır. O halde bu gerekçe ile ihraç kararı verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
3-) Yine, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesinde, aidatlarını geciktiren ortaklara iki ihtarın yapılması gerektiği öngörülmüştür. Anasözleşmenin 14. maddesinde ise, ödemelerini 30 gün geciktirenler için yönetim kurulunca noterden yapılacak ihtarı takip eden on gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtarın yapılacağı, ikinci ihtarı takip eden otuz gün içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ortaklıktan çıkarılacağı düzenlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü Yasanın 27. maddesine aykırı olup, geçersizdir. Zira yapılacak ikinci ihtarda tanınması gereken süre bir ay olmalıdır.
Davacıya yapılan ikinci ihtarda borcun ödenmesi için 30 gün süre verilmiş olup, Yasanın 27. maddesine aykırıdır. Bu son ihtarın tebliğ edildiği ay'a göre davacının aleyhine bir günlük süre meydana getirilmesi nedeniyle geçersiz olan ikinci ihtarın bu özelliğinin de gözden uzak tutularak yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy