(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.02.2004 tarih ve 2003/960-2004/31 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ankara Türk Sigorta Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu olan Mehmet Coşkun'un 01.09.2000 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları minibüsün çarpması sonucu vefat ettiğini, araca ait poliçeyi temin edemediklerinden Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğinin de davalı gösterildiğini ileri sürerek, davacılardan her biri için 7.500.000.000- TL'den toplam 15.000.000.000- TL maddi ve her bir davacı için 5.000.000.000- TL'den toplam 10.000.000.000-TL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların maddi tazminata yönelik istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce, bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalılardan Ankara Sigorta A.Ş.ne yönelik davanın reddine, diğer davalılar yönünden maddi tazminat isteminin 8.157.788.000- TL'lik kısmının kabulüne, manevi tazminat isteminin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, mümeyyiz davalı yönünden reddedilmiş olup, mahkemece kendisini vekile temsil ettiren bu davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu noktada olumlu-olumsuz hüküm tesis edilmemesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davalılardan Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden davanın reddedilmiş olmasına ve anılan davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğu bulunmamasına rağmen, anılan kalemlerin davalılardan tahsiline şeklinde infazda tereddüt yaratacak biçimde, karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenle, davalılardan Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy