(3095 S. K. m. 4/A)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.06.2003 tarih ve 2000/1014-2003/328 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Yurtbank A.Ş.nezdinde bulunan mevduat hesabını banka yetkililerinin yönlendirmesi sonucu Off-Shore hesabına yatırdığını, bu işlemi Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. aracılığıyla yaptığını, Off-Shore hesaplarına aktarımların kağıt üzerinde bir işlem olup, aslında hesapların Yurtbank A.Ş. üzerinde kaldığını, parasının halen ödenmediğini ileri sürerek, 410.000.000 TL alacağının bankaya el konulma tarihinden itibaren hesaplanacak olan mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davaya konu hesabın tasarruf mevduatı niteliği bulunmayan Off-Shore hesap olması nedeniyle bu paranın Fon'dan talep edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Sümerbank A.Ş. vekili, davacının hesabının Yurt Security Off Shore Bank Ltd.Şti.de bulunduğunu, başka bir tüzel kişide bulunan paranın müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı A. B. vekili, müvekkilinin Yurt Security Off Shore Ltd.Şti.'nin kurucusu ve hissedarı olmadığını, dolayısıyla ayrı bir tüzel kişilik tarafından yapılmış bir işlem nedeniyle uğranılan zararın müvekkilinden talep edilmesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Yurt Security Off Shore Ltd. Şti. davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Yurt Security Off Shore hakkındaki davasının kabulü ile 410.000.000 TL sının 25.01.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının TMSF hakkındaki davasının husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında dava açmak için bu aşamada şartlar oluşmadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı bakiye 3.30 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy