(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341) (1086 S. K. m. 39, 40)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 1997/228-2003/1453 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların kooperatif eski yöneticileri olduklarını, görevde oldukları sırada V-B firmasından damızlık gebe düveli alınması konusunda anlaşma yapıldığını, alınan hayvanlardan 12 adedinin ayıplı olduğunu, firmanın bunları geri alma ihtarına rağmen değiştirme yapılmayarak kooperatifin zarara uğratıldığını, firmaya olan bir kısım borcun ödenmemesi üzerine açılan davanın aleyhe sonuçlandığını, aynı sözleşme nedeniyle kooperatif tarafından açılan davanın kooperatif avukatının davayı takip etmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, diğer yandan, kesinleşen borcun ödenmesi amacıyla teminat mektuplarının kullanıldığını, bunların nakde çevrilmesi nedeniyle kooperatif çeklerinin tahsile konulduğunu, bu hususunda zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek, 615.650.000.-TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ayıplı çıkan hayvanlarla ilgili yapılması gereken işlemlerin tümünün yerine getirildiğini, V- B firmasının değiştirmeye yanaşmadığını, bu nedenle dava açılmış olduğunu, gerek aleyhe açılan davanın ve gerekse kooperatif adına açılan davanın müvekkillerinin görevinin sona ermesinden sonra sonuçlandığını, davaları takip görevinin yeni yönetim tarafından yerine getirilmediğini, kaldı ki tüm sığırların bedelinin kooperatifçe üyelerden tahsil edildiğini, kooperatifin bir zararının olmadığını, bu konuda dava hakkının zarara uğrayan ortağa ait olduğunu, kusurları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, kooperatif tarafından alınan hayvanlarda kooperatifin zarara uğratılmış olduğu, 03.10.1998 tarihli genel kurulda dava açmaya yönelik yönetim kuruluna yetki verilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 391.650.000.-TL.nın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların eylemlerinden dolayı kooperatifin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesi yollaması ile TTK.nun 341 nci maddesi hükmüne göre, böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Somut olayda davacı kooperatifin 21.04.1997 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan karar gereğince denetçiler tarafından bu dava açılmış ise de, yargılamanın devamı sırasında anılan genel kurul kararları mahkemece yok hükmünde sayılmıştır. Bunun üzerine 31.10.1998 tarihinde olağanüstü olarak toplanan genel kurulda yeni bir karar alınmış ise de, alınan kararın genel nitelikte olup, zarar nedeni, miktarı ve faillerini açıkça göstermeksizin dava açılması konusunda ileriye matuf olmak üzere yönetim kuruluna yetki verir tarzda olduğu, açılan bu davaya icazet verir nitelikte de olmadığından, dava henüz dinlenebilir halde değildir.
Yukarıda anılan madde hükümleri izlenmeden dava açıldığı veya davanın devamı sırasında davanın dinlenebilme koşulları kaybedildiği taktirde, mahkemece HUMK.nun 39 ve 40 ncı maddeleri gereğince, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında genel kurulun ve denetçilerin karar ve muvafakatinin alınması ve vekaletnamesinin ibrazı amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, usuli noksanlık bu şekilde yerine getirildikten sonra işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy